Binlerce çocuğun doğumunu ölümsüzleştirdi

Gönderi Zamanı: 2 Eylül 2019 01:18 Okunma Sayısı:34 Kategori: Söyleyişilerim

Doğum Fotoğrafçısı Tuba Aldırmaz, bu meslekte yaşadıklarını Nail Azbay’a anlattı.

Fertilife Afyon Hastanesi’nde “Doğum Fotoğrafçısı” olarak çalışan Tuba Aldırmaz (32), mesleğini anlatarak, “4 yıldır bu işi yapıyorum. Binlerce çocuğun doğumunu çektim. Her doğumda aynı heyecanı hissediyorum. Bebeğin başının çıktığını an ilk hissettiğim heyecanı her doğumda yaşıyorum. Bu meslekle dünyanın en mucize anına şahit oluyorum” dedi

Tuba Aldırmaz… 32 yaşında… Aslen Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesinden… Fakat yıllardır Antalya’da yaşamış. Orada bir tanıdığının vesilesi ile doğum fotoğrafçılığına başlamış. Bu meslek onun hayatını değiştirmiş. Bugüne kadar binlerce doğuma şahit olmuş. Her birini çektiği fotoğraf kareleri ile ölümsüzleştirmiş.  Kendisi ile kıymetli dostum Pınar Demirdağ’ın ofisinde tesadüfen karşılaştık. Güzel bir sohbetle tanışmak nasip oldu. Tuba Hanım güzel bir insan. Bu güzelliği sohbetinin her cümlesine net bir şekilde yansıyor.  Mesleğinde çok hikaye biriktirdiğini düşünerek röportaj için tanıştığımız gün sözleşmiştik. Kendisi ile tanıştığımız adreste tekrar buluştuk. Sizleri bu sohbete davet ediyorum, dikkat kesilelim:

“HER DOĞUMDA AYNI HEYECANI HİSSEDİYORUM”

-Klasik bir soru ile başlayalım. Tuba Aldırmaz kimdir? Doğum Fotoğrafçılığı ile nasıl tanışmıştır?

Tuba Aldırmaz: Ben aslen Afyonluyum. 7-8 yıldır Antalya’da yaşadım. 3 yıldır Afyon’dayım. Bu işle Antalya’da tanıştım. Bir yakınım bana bu işi teklif etti. Yardıma ihtiyacı vardı. Bana yardım eder misin diye sordu. Bende hiç sıcak bakmadım. Neden? Çünkü hastanede çalışamayacağımı düşünüyordum. Hastanenin bilindik bir kokusu var. Orada çalışmam diye düşünüyordum. Zaten mevcutta da bir işim vardı. Zaman geçti. Ben kendi işimden ayrıldım. Benim bu iş yine aklımda yok. Başka iş arıyorum. O esnada yine o yakınımdan telefon geldi. Gittim. Ameliyathaneye girdim. Sezaryen doğumdu. Müthiş heyecanlandım. Sonuçta bir ameliyat söz konusu. Kötü etkileneceğimi düşündüm.  Fakat o doğuma şahit olmam, o mucizevî ana tanık olmam bana bu işin benim işim olduğunu hissettirdi. 4 yıldır bu işi yapıyorum. Bu sürede binlerce çocuğun doğumunu çektim. Her doğumda aynı heyecanı hissediyorum. Bebeğin başının çıktığını an ilk heyecanımı hissediyorum.

 “ÇOCUĞUN HAYATA GELMESİ MÜTHİŞ BİR DUYGU”

-Binlerce çocuğun hayata gelişini ölümsüzleştirdiğinizi söylüyorsunuz. Peki bu nasıl bir duygu?

Tuba Aldırmaz: Bu çok müthiş bir duygu. Bebek doğduğunda ağlayana kadar bir sessizlik olur. Ağlayana kadar. Birkaç saniyelik bir seslikten bahsediyorum. Doktor çocuğun poposuna vurur. O anlık biz durup izleriz. Müthiş bir duygu. 2-3 yaşına gelmiş çocuklarla anneleri hastaneye geliyor. Anneleri “bak senin ilk fotoğrafını bu abla çekti” diyor. Bu çok güzel bir duygu. Ben hastaları unutabiliyorum. Aylar sonra sosyal medyadan bir mesaj geliyor. “İlk bebeğimizin fotoğrafını siz çekmiştiniz, ama ben ikinci bebeğimi başka bir hastanede doğurdum, sizi çok aradım” diyor. İnsanlarda güzel bir iz bırakmak güzel bir duygu.

“STRESİ HASTAYLA BİRLİKTE YAŞIYORUM”

-O fotoğrafları çekerken neler yaşıyorsunuz?

Tuba Aldırmaz: Bir doğumu hiç unutmuyorum. Bayanın eşi yanında değil. İlk bebeğini doğuracak. Annesi yanında çok büyük stres içerisinde. Bebekte 3- 4 hafta erken geliyor. Bir yandan ağrısı var, kendi can korkusu var, bir yandan karnındaki bebeğin can korkusu var. Bütün bunların yanında karnındaki bebeğin babası yanında değil. Ben bu stresi hastayla birlikte yaşadım. Gece boyu birlikteydik. Eşiyle birlikte görüntülü konuştular. Ben onları çekiyorum. Onlarla birlikte salya sümük ağladım.  Bayanla birlikte daha sonra karşılaştık. Bana “iyi ki siz geldiniz” dedi. Bu bana yeter.

“HASTANIN TIRNAĞI ELİME GEÇTİ”

-Bu işi yaparken kuşkusuz pek çok unutamadığınız anılar vardır. Bize bu anılardan hangisini anlatırsınız?

Tuba Aldırmaz: Biz bu dünyaya yalnız geldik yalnız gidiyoruz. Ameliyathane önünde annesi, babası, bütün eşi dostu bulunuyor ama kişi ameliyathanede yalnız. Ve ölüm korkusu oluyor. Ben onlara sarılmak istiyorum ben yanınızdayım demek istiyorum. Ama tabi bunu yapamıyorum. O yüzden gidip elini tutuyorum. Biri size elini uzatıyor ve bu elin kimin eli olduğunun hiç önemi yok. Sımsıkı tutuyorlar. Bazı hastaların tırnaklarının elime geçtiğine tanık oluyorum. Bu çok güzel bir duygu. O bebeğin doğum gününe, mevlidine davet ediliyorum. Bunlar çok güzel bir duygu.

 “BEBEK KAYIPLARINA DAYANAMIYORUM”

-Her meslekte olduğu gibi bu meslekte de zor yanlar vardır. Bu mesleğin en zor yanı nedir?  Tuba Aldırmaz: En zor yanı bu işin bebek kayıpları. Maalesef yaşadım. Başladığım hastane tam teşekküllü hastaneydi. İlk zamanlar bundan inanılmaz etkileniyordum. Çünkü çok etkileniyordum. 10 gün kadar üzerimden atamıyordum. Zaman geçtikçe daha farklı açıdan bakmaya başlıyorsunuz. O etkilenme süresi 10 günden yarım saate indi. Fakat yinede kayıtsız bakamıyorsunuz. Mesele bir hasta vardı. Hastanın birkaç günü kalmıştı. Gün verilmişti. Anne son 24 saatte çocuğun hareketlerini hissetmediğini söyleyerek doktora başvuruyor. Baktıklarında bebeğin anne karnında öldüğü ortaya çıkıyor. Ben anne değilim ama o duyguyu iliklerime kadar hissediyorum. Kadın olmak ve yaptığım işle ilgili sanırım. Anne hastaneyi inletmişti bağırmasıyla. Farkında olmadan sizde ağlamaya başlıyorsunuz.

“BAYILAN EŞLER OLUYOR”

-Hep duyarız, doğum esnasında meraklı eşlerin bayıldığını. Siz böyle bir duruma şahit oldunuz mu? Olduysanız o anlarda neler yaşandı?

Tuba Aldırmaz: Bayılan eşler olabiliyor. Bir kez tanık oldum. Sezaryen bir doğumdu. Hastanın eşi, hasta yanına bir tabure konularak oturtuldu. Ve buradan kalkmayın diye tembihlendi. Ama herkes annenin karnının kesildiği yere bakıyor. Baba o esnada merakına yenik düşmeye başladı. Hafiften kalkmaya başladı. Ben o ana çok dikkat ediyorum. Tepkisi ne olacak diye. O anları bende çekiyorum. Baba hafif hafif kalktı. Tam gördü, 10-15 saniye bekledi ve bir anda yalpalayarak yere düştü. Ameliyathanede herkesin bir görevi var. Baba orada yatıp kaldı. Babanın üzerinden atlayarak geçti insanlar. Ameliyat bittikten sonra ayaklarından tutup sürükleyerek çıkardılar. Bu olay Antalya’da oldu. Afyon’da baba sağlıkçı ise, doktor ise o şekilde alınıyor.” Şeklinde konuştu.

“KARIMIN NERESİNİ ÇEKECEKSİN DİYENLER OLUYOR”

-Yaptığınız işte sizi en rahatsız eden şey ne?

Tuba Aldırmaz: Benim karımın neresini çekeceksin diyen erkekler var. Bu durumlardan hoşlanmıyorum. Antalya’da bu durumla alakalı çok kötü bir durumla karşılaştım. Ben ameliyata girmeden hastadan müsaade alırım. Müsaade almadan kesinlikle fotoğraf çekmem. Müsaade aldığım bir hastanın fotoğraflarını çekip hasta odasına gittim. Fotoğrafları gösterdim. Kadının eşi de aynı odada. Adam sonuna kadar izlerken hiçbir şey söylemedi. Sonunda bana “sen kimden izin aldın da karımın orasını burasını çekiyorsun” diye. Ben şok oldum. Bu meslekte yaşadığım en kötü olaydı. Benim insanlarla iletişimim iyidir. Benimle kavga etmek isteyen kişinin gerçekten kavga etmek istemesi gerekir. Fotoğrafları ücretsiz verince adam sustu. Bu olay bana ders oldu. Ben bu yüzden baba adayları ile görüşüyorum artık. Kimisi eşime sorun diyor, kimisi “yok kardeşim karımın orasını burasını çekme” diyen var.

-Çok teşekkür ederim, güzel ve keyifli bir sohbet oldu.

Tuba Aldırmaz: Ben teşekkür ederim bana bu fırsatı verdiğiniz için.

Bir Yorum Yazın