TAŞHAN RUHUNA KAVUŞMUŞ

Gönderi Zamanı: 27 Şubat 2018 10:53 Okunma Sayısı:419 Kategori: Afyonkarahisar Köşe Yazıları

Geçmişi geleceğe taşımak daha doğrusu canlı ve diri bir vaziyette taşımak bu manada önemlidir.

Türkiye son yıllarda bu noktada iyi sınavlar veriyor.

Afyonkarahisar’da bu sınavı iyi veren şehirlerarasında diyebiliriz.

Her fırsatta “Tarihin başkenti” dediğimiz Afyonkarahisar’da yakın zaman da pek çok eser restore edilip geleceğe miras bırakıldı.

Bu eserlerin son örneği Taşhan olarak karşımıza çıkıyor.

Yemeniciler Çarşısı içerisinde bulunan Tarihi Taşhan, yıllardır çok vahim bir durumdaydı.

Duvarları göçmüş, bir üst kata çıkmak için kullandığımız merdivenler çürümüş, içerisindeki dükkanlar harabeye dönmüştü.

Bu konu günlerce, haftalarca gazetelerde yazıldı, tartışıldı.

Bende Taşhan’ın bu sürecine yakından tanıklık etmiş biriyim.

Bu noktada yaptığımız haber çalışmaları ile yetkililerin dikkatini buraya çekmeye çalışmıştık.

Taşhan Ruhuna kavuşmuşNihayet 2013 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından ihaleye çıkıldı ve Taşhan’da restorasyon çalışmaları başladı.

Bu çalışmaların 2015 yılına kadar bitmesi bekleniyordu.

Fakat bu seneye kadar sarktı.

Olsun.

Geç olsun, güç olmasın.

Yeter ki tarihe bir şekilde sahip çıkılsın.

Yeter ki geçmişi geleceğe kendi özüyle, kendi manasıyla miras bırakmak nasip olsun.

TAŞHAN RUHU

TARİHİ çarşı restore edildikten sonra işletilmek üzere müteşebbis İhsan Soysal tarafından kiralandı.

Çarşı içerisinde keçecilik, halı kilim atölyesi, hediyelik eşya, çay kahve gibi meşrubat, katmer gözleme ve el işi satışlarının yapıldığı işletmelerin bulunduğu 37 dükkan bulunuyor.

İş yerini tutan esnaflar çalışmaya, üretmeye başlamış durumda.

Çarşının yeniden hayat bulması için İhsan Bey yoğun gayret harcıyor.

Çeşitli etkinliklerle Taşhan’ın yeni bir cazibe merkezi olması için uğraş gösteriyor.

İhsan Soysal

İhsan Soysal

ANTİKA PAZARI

GEÇTİĞİMİZ pazar günü bu niyetle başlatılmış antika pazarına gittim.

Hava şartlarının olumsuz olmasından dolayı pazara katılım biraz azdı fakat çarşı içerisinde hemen hemen her saat yoğunluk hakimdi.

İnsanlar tarihi çarşının meydanında oturuyor, sohbet ediyor, sevdikleriyle vakit geçiriyordu.

Bir köşeye geçip öylece bu tabloyu seyre daldım.

Birkaç yıl öncesine kadar çorak bir toprağı andıran bu çarşı şimdilerde en verimli topraklara sahip bir tarlayı andırıyordu.

Terk edilmiş ve unutulmuş bir viraneden içerisinde insanların buluştuğu, ailelerin dolaştığı bir mekan haline gelmişti Taşhan…

Kimsenin dönüp yüzüne bile bakmadığı bir mekandan kahve kokularının, çay bardaklarından yükselen hışırtıların hakim olduğu bir mekan haline gelmişti Taşhan…

Geçmişin tozu alınmış ve tarih yeniden can bulmuştu adeta.

Çayın Çırağı oldum.ÇAYIN ÇIRAĞI

TAŞHAN’IN hemen girişinde bir mutfak oluşturulmuş.

O mutfağın hemen yanı başında bir çay ocağı kurulmuş.

Çaydanlığın üzerinden dumanlar eksik olmuyor.

Çay ocağının hemen yanı başında bir taraftan gelen siparişleri yetiştirmeye, bir taraftan da yeni çay demlemeye çalışan biri var.

Savaş Ağabey…

Onu seyrederken bir nevi kendimi seyrettim.

Yakın zamana kadar bende bir bardak çayın çıraklığını yapmıştım.

İhsaniye’de bir çay bahçesi kiralamış ve çaydanlık misali ömrümü demlemiştim.

O günler iyisiyle, kötüsüyle önüme serilivermişti yeniden.

O günlerde not aldığım şu satırlardan hafızamda yeniden belirivermişti.

Taşhan'da sohbetin vazgeçilmezi olan çayları demleyen Savaş Ağabey...

Taşhan’da sohbetin vazgeçilmezi olan çayları demleyen Savaş Ağabey…

“Çay sadece çay değildir.

Hayattır.

Tazeyken tatlı, bayatken acıdır.

“Hayatı” taze yudumlayın.”

Savaş Ağabeyin yanına yaklaşıp “Abi doldur çayları” deyip tepsiyi elime aldım.

Bugün kelimelerin çırağı olsam da daha evvel yaptığım bir bardak çayın çıraklığını yeniden teneffüs etme imkanı buldum.

GİDİN, GÖRÜN

VELHASIL kelam…

Taşhan ruhuna yeniden kavuşmuş.

Gidin, görün.

Taşhan’ın tarih kokan duvarlarının arasında kendinize güzel bir çay ısmarlayın.

Türkeli Gazetesi – 27 Şubat 2018

 

Bir Yorum Yazın