Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileriyle buluştuk

Gönderi Zamanı: 22 Aralık 2016 08:39 Okunma Sayısı:841 Kategori: Afyonkarahisar İmza Günleri

365 gün 24 saat boyunca durmayan emek

TOKİ Sosyal Bilimler Lisesi’nde  “Medya ve Türkiye” başlıklı bir konferansa katılan Kanal 3 Televizyonu Ana Haber Sunucusu Nail Azbay, medyadaki emeğe dikkat çekerek; “Medya’da farkına varılmayan bir emek var. 365 gün 24 saat boyunca bu emek devam ediyor. ” dedi.

“Medya ve Türkiye” başlıklı bir konferansların önceki günkü durağı TOKİ Sosyal Bilimler Lisesi oldu. Yaklaşık 120 öğrencinin katıldığı konferansa konuşmacı olarak Kanal 3 Televizyonu Ana Haber Sunucusu Nail Azbay katıldı. Konferans, Kanal 3 Televizyonunun haber ve programlarının tanıtım videolarıyla başladı.

GAZETECİ TOPLUMUN AYNASI OLACAK

Gazeteci Nail Azbay konferansta konuşarak, gazeteciliğin önemine değindi. Azbay, gazetecilerin her şeyden önce iyi bir insan olması gerektiğini vurguladı. Azbay şöyle konuştu: Bir gazeteci toplumun aynası olacak. Duyduklarını, gördüklerini aynen yansıtacak. Topluma karşı sorumlu olacak. Toplum sesi olacak. Toplumun söyleyemediklerini söyleyecek. Onurlu olacak.Ve en önemlisi iyi bir insan olacak. Bir öz eleştiri yapalım. Bu startlara ulaşamadık ne yazık ki. Ancak Türkiye’deki gazetecilerin yüzde 10’u bu standartlara ulaştığı vakit; Bu ülkede refah seviyesi artacaktır. Özgürlük alanları genişleyecektir. Hak aramak kolaylaşacaktır. Kültür seviyesi yukarılara tırmanacaktır. Okur yazar oranı ciddi oranında artacaktır.Bütün bunları tamamladığımızda hep birlikte daha yaşanılabilir bir Türkiye’ye kavuşacağız. Bunu da bilgi, vicdan ve sevgi ile yapabiliriz.

DÜNYA ORGAN ÜRETİYOR

Dünya’da bilimsel bir patlamanın yaşandığını kaydeden Azbay, günümüzde servetin bilgiye ait olduğunu söyledi.  Ülke olarak ezberci bir eğitimden bilgi üreten bir sisteme geçiş yapmamız gerektiğini kaydeden Azbay, şöyle konuştu: “Bugün bütün servet üretilen bilgiye ait. Bilgi üretmeyenlerin başarılı bir geleceğe ulaşmaları mümkün değil. Bilgi üreten toplumları hayranlıkla izliyoruz. Bakın artık yakın bir zamanda bizler normal yollarla ölen son insanlar olacağız. Neden? Dünya artık organ üretimine başladı. Ne demek istiyorum… Dünya üç boyutlu yazıcılardan gerekli olan organı üretip insan vücuduna takabiliyor. Bu Çin’de uygulanmaya başladı. Bu insan ömrünü uzatacak bir gelişme… Bilimsel bir patlama yaşanıyor. Bu patlamayı kaçıran herkes ama herkes çağın çok gerilerinde kalacak. Bu ülke bilim ve aklın dışında kalmamalı. Bu konuda hepimize büyük görevler düşüyor. Türkiye’de ezberci eğitimden derhal kurtulup bilgi üreten bir sistemi bu ülkeye hediye etmeliyiz. Sizlerin okuması, yazması, konuşması, eleştirmesi gerekiyor. En azından günlük bir yerel gazete ve ulusal gazete takip edin. Dünyadan habersiz kalmayın.” dedi. ”

AKIL VE VİCDANLA YOĞRULMAMIZ GEREK

Gençlere tavsiyelerde de bulunan Azbay, yaşamı bir film sahnesine benzeterek “bu film için kendinize anlamlı bir hikaye yazın ve başrolde oynayın” dedi. Azbay: “İnsan akıl ve vicdanın karması bir oluşumdur. Sadece akıl bizi robot yapar. Sadece vicdan bizi asalak yapar. Akıl yolunda dünya hızla koşuyor. Ama vicdan konusunda dibe çakılıyoruz. Ben sadece para kazanmak için çalışan birimiyim? Lüks markalar giymek için mi varım? Ev, araba, yazlıklar almak için mi bu dünyadayım? Lütfen bu soruyu kendinize her sabah sorun. Eğer yanıtınız evet ise bir gün hayatınız biter ve pişman olursunuz. Ben bugün insanın sadece akıl olmadığını, dünyada vicdanın kaybı bence en önemli sorundur. Bakın Halep yanıyor. Yan komşumuz yanıyor. Orada palyaçoluk yaparak savaş ortasında çocukları güldürmeye çalışan Enes El Başa’yı hatırlayın. Onu bile katlettiler. Bu yüzden kendi ülkenize bilginizle ve vicdanınızla sahip çıkın. Bu hayat bir film sahnesinden ibaret. Bu film için anlamlı bir hikaye kaleme alın ve o rolü en iyi şekilde oynayın.”

konferans-sonrasi-nail-azbay-son-kitabi-olan-secdedasi-ogrenciler-icin-imzaladiÖNCE KENDİMİZİ SEVMELİYİZ

15 Temmuz Darbe Kalkışması’ndan da bahseden Azbay:  “15 Temmuz akşamı, kitaplarda okuduğumuz düşmanın ete kemiğe bürünmüş haliyle burun buruna geldik. Onları ilke kez kitaplardan değil de bizzat karşımızda gördük. Onların soluklarını ensemizde hissettik. O günleri yaşamamak için sevmeliyiz. Neyi sevmeliyiz? Önce kendimizi sevmeliyiz. Evimizi sevmeliyiz. Annemizi babamızı sevmeliyiz. Yaşadığımız, köyü, kasabayı, ilçeyi, şehri sevmeliyiz. Ve bu ülkeyi sevmeliyiz. Bu ülkenin kıymetini bilmeliyiz. Bu topraklar bizim anamız. Anamızın derdi bizim derdidir.” dedi.

BU ÜLKENİN GÜZEL SEVEN İNSANLARA İHTİYACI VAR

Sevgi üzerine konuşmaya devam eden Azbay, “bu ülkenin seven insanlara ihtiyacı var” dedi. Sözü Secdedaş kitabına getiren Azbay, “Kendinizi, ailenizi, şehrinizi ve vatanınızı seveceksiniz. Bir gün karşınıza biri çıkacak ve onu da seveceksiniz. Ben sevdim. Oraya Secdedaş çıktı” dedi. Konferans sonrası Nail Azbay, Secdedaş kitabını öğrenciler için imzaladı.

KENDİ FİKİRLERİMLE BU BİLGİLERİ BİRLEŞTİRDİM

Okul öğrencilerinden Seda Kuru, daha önce medya ile ilgili kendi fikirlerinin olduğunu şimdi ise konferanstan edindiği bilgilerle kendi bilgilerini birleştirdiğini söyledi. Kuru, şöyle konuştu:  “Bilgi, Vicdan ve Sevgi Türkiye’nin yaşanılabilir olacağını öğrendim. Bundan önce benimde kendi fikirlerim vardı. Bu konferansta dinlediklerimle birleşti.” dedi

MEDYA KONUSUNDA DERİN BİLGİLER EDİNDİK

Çağrı Akdeniz isimli öğrenci ise konferans hakkında şunları söyledi: “Medya ülkedeki olayları bize bildiriyor. Medya bizim ülkemizde tarafsızlığını gösteremedi. Bizim bunları yenmemiz için neler gerekiyor bu konferansta anlatıldı. Medyanın nasıl olması gerektiğini anlattınız. Bu konuda bilgiler edindik.”

HABERLERİN NASIL EMEKLE HAZIRLANDIĞINI ANLADIM

Nida Palta isimli öğrencide medya üzerindeki emeği çok iyi anladığını söyleyerek şöyle konuştu: “Ben yapılan haberlerin ne kadar kıymetli olduğunu konferansta öğrendim. Gazetenin bizim önümüze gelinceye dek hangi aşamalardan geçtiğini çok iyi anladım. O açıdan çok faydalı oldu. Emeğin biraz daha kıymetini anladık.”

MEDYANIN ARKASINDAKİ EMEĞİ GÖRMÜŞ OLDUM

Medyanın arkasındaki emeği bu konferansta anladıklarını söyleyen Umut Pınarcı ise: “Medyanın bizim üzerimizi etkisini daha da derinlemesine anladım bu konferans sayesinde. Medyanın ne kadar zorluklar içerisinde hazırlandığını anlamış oldum. Medyanın aslında kimler tarafından oluşturulduğunu, arkasındaki emeği görmüş oldum.” şeklinde konuştu.

Bir Yorum Yazın