Seydiler sel altında

Gönderi Zamanı: 24 Ağustos 2014 11:58 Okunma Sayısı:535 Kategori: Afyonkarahisar

Selda Bağcan’ın güzel bir parçası var…

“Yaz gazeteci yaz…” diye sesleniyor dinleyicilerine.

Her dinleyişimde bana ayrı bir keyif veriyor bu parça.

Parçanın bir kısım sözlerini hatırlatmak isterim…

Dikkat kesilelim…

“Bankada parası olan kulları yazma

Onlara aldanıp yolundan azma

Şehirden asfalt geçen yolları yazma

Bir de bizim köyden eşek geçmeyen yolları

Yaz yaz gazeteci yaz,

Yaz yaz efendi yaz”

**

Bende bugün her yağmur yağdığında sel ile boğuşan Seydiler Kasabasını yazacağım.

İscehisar’ın en güzel beldelerinden bir tanesi olan Seydiler, Frig Vadisi’nin de içerisinde yer alan güzel bir belde.

Belde, engebeli dağlık bir alana kurulmuş.

“Yağmur berekettir” derler bu coğrafyada.

Ancak bu söz Seydiler’de geçerli değil.

Yağış miktarının fazla olduğu her dönemde, bu belde sel ile mücadele ediyor.

En son 8 Ağustos’ta yağan yoğun yağmur, Seydiler’i felç etmiş durumda.

Bahçelerdeki mahsul -arpa, buğday, domates- sel yüzünden zarar görmüş.

Evler, yollar, bahçeler, besihaneler selden olumsuz etkilenmiş durumda.

Belediye Başkanı İbrahim Akkaya, beldede ıslah edilmiş bir dereyi bizlere gösterdi.

Yüce Allah, o dereyi ıslah edenleri ıslah etsin!

Islah edilen derenin duvarları, gelen seli kaldıramayacak şekilde inşa edilmiş.

En ufak şiddetli yağıştan sonra gelen sel, bu yataktan taşıyor ve önüne ne gelirse zarar veriyor.

Öyle ki Belediye Başkanı İbrahim Akkaya, 8 Ağustos’taki sel görüntülerini sosyal medya üzerinden bizimle paylaştı.

Görüntüler, Endonezya’da ki sel baskınlarını aratmıyor.

Bizler sıkıntıları dinlerken önümüze yaşlı bir teyze geçiyor ve haykırıyor…

“Besihaneler, yoncalar gitti… Neccez şimdi biz…”

Beldeye gelen selin şiddeti o kadar büyük ki önüne gelen ağaçları devirerek ilerlemiş.

Belde halkından Salim Kadar, yaşadıklarını şöyle anlatıyor; “8 Ağustos’ta çok şiddetli bir yağmur geldi. Yağmurun gelmesiyle birlikte tepelerden gelen sel, tüm bahçelerimizi, besihanelerimizi talan etti. Bahçelerimizde arpa, buğday, domates, salatalık yetiştiriyoruz. Tüm mahsulümüz yok oldu. Artık bu duruma bir dur denilmesini istiyoruz. Yağmurdan sonra gelen sel, üzerinde bulunduğumuz köprüden bile taşıyor. Her yağmurda köyde ki yaşamımız felç oluyor.”

**

Durumu özetlemeye, Selda Bağcan’ın ifadesiyle yazmaya çalıştım.

Benden yazması, sizden okuması, yetkililerden ise el atması bekleniyor.

İlk iki aşama tamam.

Sıra üçüncü aşamada…

20 Ağustos 2014-Gazete 3

Bir Yorum Yazın