Sanatçı imam

Gönderi Zamanı: 2 Kasım 2014 12:12 Okunma Sayısı:421 Kategori: Afyonkarahisar

BUGÜN sizlerle birlikte, İmam Hatip Lisesi Camisinin imamı olan İsmail Yüksel ile tanış olalım istiyorum.

İsmail hocamın, bizlerin kafasındaki “standart imam” algısını sil baştan oluşturan bir özelliği var.

Öyle ki “standart imam” yerine “hünerli imam” yada “sanatçı imam” tanımı, İsmail hocaya cuk diye oturuyor. Ben “sanatçı imam” demeyi tercih ediyorum.

İsmail hoca lise yıllarında kare kalem çalışarak resim yapmaya merak sarmış.

Ders kitaplarının başında ve sonunda bulunan boş sayfaları her daim resim yaparak değerlendirmiş.

Merakına günden güne teslim olan İsmail hoca, 39 yaşına geldiği şu günlerde resim ilgisini zirveye taşımış.

Kare kalemle harikalar yaratan İsmail hoca,  bir imamın aynı zamanda sosyal yönünün de olabileceğini tüm meslektaşlarına ilan etmiş görünüyor.

İsmail hoca hiçbir eğitim almadan geliştirdiği bu yeteneğiyle, bir çok ünlü ismin yanı sıra Afyonkarahisar’ın önemli tarihi mekanlarını da kare kalem kullanarak kağıda resmetmiş.

Resimler arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan tutun, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez,  Sanatçı Kemal Sunal, Kadir İnanır, Tarık Akan, Şener Şen, Gürkan Uygun, Necati Şaşmaz, Şovmen Beyaz, İl Müftüsü Burhan İşliyen ve kentimizin tarihi mekanlarını gözlemlemeniz mümkün.

**

DEŞARJ OLUYORUM

Camiler ve Din Görevlileri haftası münasebetiyle yaptığı 48 resmi Taş Medresede sergileyen İsmail Yüksel hocayla, kısa bir sohbet etme fırsatına eriştim.

Konuşma üslubuyla son derece mütevazı bir kişiliğe sahip olan İsmail Hoca, yatsı namazlarından sonra odasına kapanıyor ve kendini resme veriyor.

Soğuk kış gecelerini bir nevi resimle ısıtıyor diyebiliriz.

Gazeteci arkadaşımız Arif Emre Kıpırtı’nın deyimiyle; “Gündüz imam, gece ressam” oluyor.

İsmail Hocaya, “Resimle uğraşmak size ne kazandırıyor” diye sorduğumda, “benim yaptığım bir resmi gördüğümde deşarj oluyorum. Kendimi çok mutlu hissediyorum” cevabını aldım.

İnsanın sanatla uğraşması, ayrı bir keyif.

**

BOŞ GEZEN GENÇLERİ RESME DAVET EDİYOR

İsmail hocanın bir tespitini sizlere aktarmak istiyorum.

“Sanatçı imam” bakın ne diyor; “Bir din görevlisinin sadece cami imamı olmadığını, onun her insan gibi sosyal bir kişi olduğunu göstermek istedim. Bununla beraber özellikle boş gezen gençleri böyle güzel uğraşlara teşvik etmek istediğimden bir sergi açtım”

Güzel bir tespit, katılıyorum, destekliyorum ve desteklenmesini talep ediyorum.

**

EY İMAMLAR…

Buradan “sıradan imamlara” seslenmek istiyorum.

-EVDEN camiye, camiden de eve gitmek; topluma bir şey katmaz. İnsanları boş işlerden kurtarmak için birazda farklı yollardan yürüyün, insanlarla olan diyalogunuzu güçlendirin.

-Toplumla sadece camide buluşmayı bir kenara bırakın. Kahvede, sokakta, düğünde, spor müsabakalarında da sizleri görmek istiyoruz.

-Kahvehane köşelerinde ki gençleri eleştireceğinize, onları oradan çekip camiye taşıyacak faaliyetler yürütün.

-Minbere sadece cuma günleri değil, sıradan günlerde de çıkın faydalı sohbetlerde bulunun.

Son olarak, ey imamlar…

-“Sanatçı imamı” örnek alın. Resim yaparak örnek alın demiyorum. Resim yapamasanız da sizde gidin cemaatten bir takım kurun, futbol müsabakaları düzenleyin. Maksat gençleri nefisleriyle baş başa bırakmamak değil mi? Spordan, sanattan, kültürden, muhabbetten güzel ilaç mı var…

Fikrin ucu açık, genişletin ve uygulayın.

Unutmayın millet arkanızda…

Not: İsmail hocam, kare kaleminizden resmedilmek üzere, sıraya geçtim bekliyorum. Duyurulur.

 

 

Nail Azbay – nail.azbay@gazete3.com.tr

 

Bir Yorum Yazın