Şafağın(Merhametin) doğduğu an…

Gönderi Zamanı: 16 Şubat 2012 05:11 Okunma Sayısı:576 Kategori: Genel

Fark ettiniz mi ? Her sabah evrenin yeniden doğuşunu izlediniz mi ?

Güneşin evreni yeniden aydınlatması ne muhteşem. Semaların açıldığı ilk dakikalarda Evrenin Sahibinin huzurunda olmak ne güzel şeymiş meğer.

Evrenin Sultanı, bizleri her sabah kendi huzuruna çağırıyor. En güzel delili evrenin doğuşudur. O evreni başımıza geçirmeden, o mutluluğu tatmaktan neden kaçıyoruz.

Her sabah bizlere muhteşem fırsatlar sunuluyor. Bunları inceleyelim;

Hiç soğuk bir kış günün yatağınızdan Ezan sesiyle uyandınız mı?

Buğulanan camı bir elinizle silip sessiz bir sokağa doğan güneşi görebildiniz mi?

Evrenin sahibi sizi semaların açık olduğu bir anda huzuruna gelmenizi söyledi mi?

Onun huzurunun başınızı koyduğunuz yastıktan daha rahat olduğunu hissetiniz mi?

Kalbinizin sevgiliyle buluşma anında titrediğini hissetiniz mi?

Huzuruna geldiğiniz anda… Muhteşemliğinizi hissetiniz mi?

Siz onun huzurundayken o an tüm meleklerin huzurunuzda diz çöktüğünü hissettiniz mi?

Ve o an…

Beden içersin de ki ruhun Evrenin Sultanıyla buluştuğu o an…

O an yerde ve gökteki tüm semalar bu duruma şahitlik ediyor. Kaderin sahibi, sabahın ilk ışıklarında kendisi için uyanan bu kulu için tüm melekleri onun huzurunda diz çöktürüyor. Ne muhteşem!

Kalbinizin titrediği o anda, semalara uzanan ellerinizle “Affet” dediğiniz o anda, sizin duanızın kabulü için binlerce meleğinde Evrenin Eşsiz Sahibine yalvarışlarını hissetiniz mi?

Böylesine muhteşem anlarınız her inanan kalbe bazı anlarda olmuştur. Çok şanslıyız. Evrenin Sultanı bizleri yaptığımız o kadar çirkin işlere rağmen bizi affetmeye çalışıyor. Merhametlilerin en merhametlisi tarafından hala seviliyoruz.

Biz onun yarattığı en özel kullarız. Biz evrenlerin en özel varlığı insanız. Bizler için evrendeki tüm cinleri ve melekleri diz çöktürdü. Bizleri iki damlacıktan yarattı. Anne karnında bir ceninken dördüncü ayda kendi ruhundan üfleyerek bizleri bedenlerimizle buluşturdu. Maceralı bir yaşama gönderdi bizleri. Dünya hayatını iyi geçirmemizi her defasında hatırlattı. Şu anda olduğu gibi… Binlerce yiyeceği bizler için yarattı. Canınız et mi yemek istedi? Karadaki ve denizdeki bir çok hayvanı bizlere helal kıldı. Topraktan sayısız meyveyi bizlere ikram etti. Ekşisinden tatlısına…

Onun bu kadar merhametli olduğunu bile bile neden dünyanın yükünü taşıyoruz. Merhametini hissetmemiz için daha ne yapması gerek? Atan kalbinizdeki muhteşemliğe bir defa daha dinleyin ve kararınızı verin…

Başınızı şimdi gidin yastığınıza koyun. Dünyanın yükünümü yoksa üzerinize örttüğünüz yorganın yükünümü çekmek istiyorsunuz?

Tercih sizin.

Sevgiyle kalın.

 

Günün Sözü : Akşamları yatağa uzanıp yorganın ağırlığını hissetmek istiyorum. Dünyanın yükünü değil… N.A 


Bir Yorum Yazın