Razı olmak

Gönderi Zamanı: 27 Haziran 2014 13:20 Okunma Sayısı:424 Kategori: Afyonkarahisar

Önceki gün Yeşilyolda bir arkadaşımla yürüyoruz.

Biraz ilerledikten sonra yolda diz çökmüş, başı öne eğik bir adamla(!) karşılaştık.

Önüne de bir mukavva alarak şu notu kazımış, “Yol param yok, 50 TL ye ihtiyacım var”

Biraz üzerindeki kıyafetleri süzdüm, oldukça bakımlı birisine benziyordu.

Tahminime göre 25’li yaşlardaydı.

Yanımda ki arkadaş ‘yardım edelim mi?’ demeye başladı.

Daha önceleri vicdanımı dinleyerek iş yapmış ve hep kandırılmış olmam hasebiyle hiç acıma hissi yaşamadım.

Ancak arkadaş sürekli ‘yardım edelim içim rahatlamaz yoksa’ demeye başladı.

Tam o sırada ikimizin de tanıdığı ortak bir arkadaşla daha karşılaştık.

Ona da durumu anlattık, o benden daha vurdumduymaz bir şekilde ‘Aman boşver’ deyip yoluna devam etti.

Küçük adımlarla yürürken yardım konusu devam ediyordu.

Arkadaşımın ‘Günahı senin boynuna’ demesiyle 360 derece fikir değiştirmem bir oldu.

‘Ya gerçekten ihtiyacı varsa ve ben yapılacak yardımı engelliyorsam’ düşüncesiyle geri döndük ve adamın yanına yaklaştık.

-İsterseniz biletinizi biz alabiliriz, dememle ‘Tamam’ cevabını almam bir oldu.

Hemen yerinden kalktı, önündeki mukavvayı sırt çantasına yerleştirdi, başında ki kalaklı şapkayı da yüzünü saklar gibi alın kısmına kadar çekiştirdi.

Birlikte, bulunduğumuz yerin hemen karşı caddesinde bulunan bilet satış noktasına doğru yürümeye başladık.

Yolda giderken, ‘Nereye gideceksin?’ diye sorduğumuzda ‘İstanbul-Esenler’ cevabını aldık.

Bilet alırken biz hiç karışmadık, müşteri temsilcisi sordu o cevapladı, gece gitmek istediğini sabah İstanbul’a inmek istediğini söyledi. Ona göre bir bilet aldık.

Bilet satış noktasından birlikte çıktık, arkamıza döndüğümüzde ‘Allah sizden razı olsun’ cümlesini işittik.

**

Yardım yapmanın verdiği huzurla yolumuza devam ettik.

Aradan yaklaşık 1 saat geçmişti ki, yardım için kararsız kaldığımız vakit  yanımızdan geçen  vurdumduymaz arkadaşımız aradı.

Telefonu açar açmaz, ‘Adama yardım ettiniz mi?’ dedi.

‘Evet’ dedik.

‘Sizin adam şuanda Yeşilparkta dilenmeye devam ediyor’ cevabını duyunca kandırıldığımızı anladık.

Arkadaş konuşmaya devam etti; ‘Hatta şu anda yanına iki kişi daha geldi sanırım onlarda bilet alacaklar’ demesiyle ‘Takip edin geliyoruz’ dememiz bir oldu.

**

Yola çıktık, ancak bu sefer yanımızda farklı bir arkadaş daha var.

Kandırılmak üzere olan iki kişiyi ve kandırma noktasında ar damarı çatlamış olan kişiyi, farklı bir bilet satış firmasının kapısından girerken gördük.

Bizden daha fazla sinirlenen diğer arkadaş dayanamayarak firmaya daldı.

Dalmasıyla adamın boynuna yapışması bir oldu.

Bir fiske dahi vurmadan adam B planını devreye sokarak hüngür hüngür ağlamaya başladı.

Tek kelime etmeden sadece ağlıyordu.

Kandırılmak üzere olan iki kişi yanımıza geldi ‘Ne oluyor’ der gibi yüzümüze baktı.

‘Sizde mi bilet alacaktınız’ deyince ‘evet Sakarya’ya gideceğini söyledi bizde bilet almak istedik’ dediler.

‘Bize de İstanbul’a gideceğini söylemişti’ deyince, kıyamet koptu.

Onlarda saydırmaya başladı.

Adam başını kaldırmadan ağlamaya devam etti.

Allah’ından bul diyerek oradan çıktık.

**

Şimdi düşünüyorum.

Bir insan başka bir insanı en zayıf noktasından yani vicdanından yakalıyor.

Onu kandırıyor.

Onun parasını alıyor.

Bunun karşılığında bıyık altından gülerek ‘Allah razı olsun’ diyor(diyebiliyor)

Sorarım bu satırlara göz atan herkese…

Kul kuldan razı değilken, Kul kulu aldatırken, Kul yaratıcısını aldatma aracı görürken…

Allah bizden razı olur mu?

Gazete 3 – 17.06.2014

Bir Yorum Yazın