Okuma üzerine

Gönderi Zamanı: 16 Aralık 2014 21:04 Okunma Sayısı:398 Kategori: Afyonkarahisar

6’ncı Okuma Haftası ve 2’nci Kitap Şenliği etkinlikleri dün itibariyle kentimizde başladı.

Bu etkinlikten yola çıkarak bir kaç kelam etme gereksinimi duydum.

Bu noktada düşünce dünyamda şöyle bir soruyla muhatap oldum.

“Biz neden okur- yazar yönümüzü kullanmıyoruz?”

Osmanlı Türkçesinin konuşulduğu dönemlerde ülkemizdeki okuryazarlık oranının yüzde 9’larda olduğu ifade ediliyor. Harf Devriminden sonra süregelen zaman içerisinde bu oranın hızla arttığı, hatta 2013 TUİK verilerine göre ülkemizdeki okuma yazma oranının yüzde 95 olduğu kayıtlarda yer almış durumda. Yine TUİK’in yaptığı bir araştırmaya göre ülkemizde 2 Milyon 643 bin kişinin okuma yazma bilmediği belirtiliyor. 74 milyon insanın ülkemizde yaşadığını düşündüğümüzde bu rakamlar sevindirici.

Yani bu satırlardan özetlersek, günümüz Türkiye’sinde 72 Milyon insan hem okur, hem yazar!

Okuma yazma oranı arttı demesini biliyoruz da, bu özelliğimizi kullanmaktan aciz olduğumuzu neden yüzümüze haykırmıyoruz?

Günlük düzenli bir şekilde gazete takip eden kişi sayısının azlığına neden parmak basmıyoruz?

Kitapçıları dolaşan insanların hep aynı kişilerden oluşmasını ve bu kişi sayısının artmamasını neden “sorunlar listesine” ekleyip çözümler üretmiyoruz?

Kaç kişinin “okumak, düşünmek, yazmak” gibi bir meselesinin olduğunu zikretme gereksinimi duyuyoruz?

**

Beyler…

Bu ülkede yetişen gençlerin bir derdi, bir meselesi olması gerek.

Bu topraklara gölgesi düşen her bireyin, nargile kokusu yerine kitap kokusunu ihtiyaç listesinin en başına yazması gerek.

İlkokulda öğrendikten sonra kullanmayı tercih etmediğimiz “okuma” eylemini bir an önce hayata geçirmemiz gerek.

**

AFYON DİPTE!

Gelelim dünkü etkinliğe. Ancak öncesinde şunu ifade etmek isterim. 2013 yılı TUİK verilerine göre Ege Bölgesinde okuma-yazma oranının en düşük olduğu il Afyonkarahisar! Aslında bu şehirde yaşayan vatandaşların yüzde 96’sı okuyup, yazabiliyor. Ancak bu oran bile bizi bölgemizde en dibe atmış durumda.

Tabi bu özelliğimiz kitapla, okumayla olan etkinliklere de çok net bir şekilde yansıyor.

Mesela bu şehrin valisi ve belediye başkanı dünkü etkinliğe katılmak yerine yardımcılarını gönderiyor. (Ne işleri olduğunu bilmiyorum, ama ehemmiyeti bu etkinliğe vermelerini dilerdim)

Mesela 2 televizyonun, 10 gazetenin, 4 ulusal haber ajansının temsilcilerinin bulunduğu Afyonkarahisar’da, dünkü etkinliğe sadece iki yayın kuruluşu ilgi gösteriyor.

Mesela bu şehrin kültürel ve sanatsal yaşamına sadece Alimoğlu Kültür Sanat Araştırma Derneği (AKSAM) katkı sunuyor. (Şehrimizde basılan kitap, dergi ve sanatsal etkinliklerin tamamında AKSAM imzasıyla karşılaşabilirsiniz. Temennimiz bu sayının daha da artması.)

**

Sizleri çok sevdiğim bir Çin atasözüyle baş başa bırakıp, sözlerimi burada tamamlamakta fayda görüyorum.

“Bir yıllık varlık istersen buğday, on yıllık varlık istersen ağaç, yüz yıllık varlık istersen insan yetiştir.”

Bir Yorum Yazın