Ne Muhteşem Osmanlıymışız Biz ?

Gönderi Zamanı: 5 Mayıs 2011 08:41 Okunma Sayısı:459 Kategori: Ders Notlarım

Dün (04.05.2011) İşletme Yönetimi Grup Çalışmaları dersinde yine çok verimli bir ders işledik. Konumuz Bosna-Hersek idi. Bosna hakkında bir çok enteresan bilgi edindik.  Bana genel kültür açısından müthiş bir bilgi aktaran bu derse acayip şekilde bağlanıyorum.

Edindiğim bilgilerle ışığında è Bosna-Hersek

Bosna-Hersek in Yugoslavya’ nın  dağılmasıyla ortaya çıkan bir devlet olduğunu, Başkentinin Saraybosna olduğundan başlayarak konuya giriş yaptılar sunumu hazırlayan arkadaşlar. Boşnakların Fatih Sultan Mehmet hanın Bosna’yı almasından sonra Müslüman olduklarından devam ettiler..

Bosna dendiğinde Aliya İzzet Begoviç den de bahsetmesek olmaz. Hatta büyük saygısızlık olur..  Bosna’nın kurucusu, önderi her şeyidir Aliya İzzet  Begoviç.

Gelelim o katliama. Srebrenitsa dan bahsediyorum. 20. Yüzyılda Avrupanın ortasında  ‘Medeniyetin Beşiğinde’  on binlerce insanın katledilmesiyle sonuçlanan o kanlı günden bahsediyorum. !995 yılında Günümüzde medeniyetten, insan haklarından bahseden Avrupa acaba Bosna da öldürülen 8300 insanın hakkını neden savunmadı?

İnsan haklarından bahsederken neyi göz alıyorlar acaba bir sormak gerekir…

Sunum sonrasında bilgilerini merakla beklediğim o adam(Türker Göksel) bu katliamdan biraz bahsettikten sonra bize çok güzel bir hikayeden bahsetti.  Bende size harfiyen aktarıyorum..

Yıl 1995.. Sırp askerlerinin Bosnaya girmesiyle birlikte Türkiye´den Gazeteciler gider ve Bosna da bir yere yerleşirler. Gazetecilerden bir tanesi sabaha doğru namaz kılmak için camiye gider. Abdest alır ve Ezanın okunmasını bekler.. Vaktin dolmasına rağmen Ezanın okunmadığını gören Türk gazeteci.. Biraz sinirli bir sesle – Neden ezan okunmuyor ? – der ordaki cemaata.  Aldığı cevap tarihin kapılarını bir kez daha aralar cinstendir. – Osmanlının torunu bu topraklarda iken bizim haddimize midir Ezan okumak.-

Ne muhteşem bir devletmiş Osmanlı.. Hala etkileri sürüyor..

Bu gerçekten beni çok etkiledi. Ne muhteşem bir aşk bu..  Ne muhteşem bir bağlılık bu.

Osmanlıdan söz eden Türker hocam Osmanlıya sadık kalan devletlerin olduğu kadar sırtından bıçaklıyanlarında olduğuna değiniyor bu dakikalarda.. Örnek olarak Arap yarımadasındaki ülkeleri gösteriyor. Irak ‘ ın durumundan bahsediyor.. Yedikleri kaba pisleyenlerin sonunun nasıl olduğunu belirten hocamız Osmanlının farkını şu örnekle noktalıyor.

Suriyeli bir gazeteci Üstad Necip Fazıl’a ‘Osmanlı sömürgeci bir imparatorluk değilmidir.’ Der Fransızca olarak. Üstad’ın  cevabı ise ders verir nitelikdedir..  Hafif tebessüm göstererek ‘ Eğer Osmanlı sömürgeci bir İmparatorluk olsaydı bana bu soruyu Fransızca değil Türkçe sorardın.’ Diyerek sözlerini tamamlar.

Evet çok verimli bir dersti benim açımdan. Gelecek haftaki sunumu biz hazırlayacağız.. Hemen konumuzu söyliyim. Kazakistan.. Şimdiden biraz heyecan var.. Umarım güzel bir sunum olurda  gelecek hafta bu satırlarıma güzel şeyler yazarım J Görüşme ümidiyle.. hoş çakalın..

 

Bir Yorum Yazın