Modern köle

Gönderi Zamanı: 2 Kasım 2014 12:13 Okunma Sayısı:450 Kategori: Afyonkarahisar Benden

YAKLAŞIK 2 haftadır sık sık erken kalkıp yürüyüşe çıkıyorum.

Bol bol kavak, çam ve meşe ağaçlarının bulunduğu bir yolda, durmadan koşuyorum.

Ciğerlerime çektiğim derin bir nefeste, sonbahar havasıyla karışmış meşe kokusunu iliklerime kadar hissediyorum.

Sonra bir soluk molası verip, güneşin toprakla buluşmasına dikkat kesiliyorum.

Her sabah güneş ile toprak; aşkla, muhabbetle buluşmayı devam ettirirken, diğer yandan da kuşlarda kanat çırparak bu buluşmaya şahitlik ediyor.

Bazı sabahlarda bulutlardan yeryüzüne düşen yağmur tanecikleri bu buluşmayı perçinliyor.

İşte bende bu buluşmaya tanık olmak için her sabah aynı saatlerde -6.30 ila 07.00 arası- yerimi alıyorum.

Evrenin yeniden doğuşuna bizzat şahitlik ediyorum.

Sonrasında da güzel bir duş beni yeni güne hazır ediyor.

**

Bütün bu satırlarda yaşananları teneffüs etmiş olmanın huzuruyla, küçük adımlarla evimi dönüyordum önceki gün.

Saatlerde bu esnada 07.30’u gösteriyordu.

Az ileride ise işine ve okuluna gitmek için minibüs bekleyen bir gurup insan vardı.

Bu kalabalığa biraz yaklaştım ki, herkesin gözü benim üzerime çevrildiğini hissettim.

Sanırım “Deli bu herhalde” diye mırıldanıyorlardı.

Sonunda işine giden birisi dayanamadı, mırıldanmayı yüksek sese çevirdi.

-Sen deli misin len…

Başımı salladım, birazda tebessüm ederek yürüdüm.

**

Yürürken biraz düşündüm…

“Gerçekten deli miyim?” gibi pek çok soru yönelttim kendi kendime.

Birçok insan bu saatte sıcacık yataklarından çıkmamak için can atarken ben kendimi sokağa atıyorum.

Sonra kendi kendime yönelttiğim soruya yine kendimce cevap verdim;

Cevap tek cümleyle şöyleydi; “gün içerisinde yaptığım en özgürce hareket bu”

Bu tespitimden sonra art arda dizilmiş tüm cevaplar teker teker zihnimden boşalıverdi;

“Her gün aynı saatte uyanıyorsun, aynı saatte işine gidiyorsun. Aynı masada oturup, aynı işlerin bir benzerini tekrar edip duruyorsun. Sistem seni ‘çalıştırmak’ adı altında ‘köleleştirdi’. Sistematik bir robot misali her gün yaptığın işin bir benzerini tekrarlayıp duruyorsun. Senin için değişen tek şey takvim yaprağında yazan gün ve rakamın değişmesinden ibaret. Tabi birde ölüme bir gün daha yaklaştığını da es geçmemek gerek. Bu sistemin adına ister kominizim de iste emperyalizm… Yada liberalizm de, tercih senin. Hangi sistem olursa olsun sana ‘çalışan’ adı altında ‘modern bir kölelik’ tasması çoktan takılmış. ”

Eve az bir yol kalmıştı. Zihnimde, bu cevapların ardı ardına yenileri peydahlanıyordu. Her biri kendini açığa çıkarmak için birbiriyle yarışıyordu adeta…

Son olarak bir iki cümle daha döküldü zihnimin heybesinden;

“Akşamdan beri uyuyorsun. Ve birazdan işe gidecek ve köleliğine olan sadıklığını ilan edeceksin. 24 saat içerisinde yaptığın tek özgür hareket bu. Bırak da bunun tadını çıkar.”

Bu son cümle beni çok sarstı.

“Sen deli misin?” gibi üç kelimelik bir sorudan sonra zihnimde binlerce harf bir araya gelerek, bana bütün bunları haykırdı. Deyim yerindeyse gerçekleri yüzüme şırak diye vurdu.

Kısa bir süre sonra, zihnime –Haklısın, diyebildim.

**

Evet haklıydı.

Ve doğruydu.

Bende şimdi bana –Sen deli misin?  diyen arkadaşa cevap vermek istiyorum.

-Asıl sen deli misin? O saatte, o soğukta işe gidiyorsun… Tam gezilecek, dolaşılacak, yürünecek bir saatte köleliğe merhaba diyorsun… Bence sen delisin. Bir gözden geçir istersen…

 

Nail Azbay – nail.azbay@gazete3.com.tr

Bir Yorum Yazın