Milletin Vekili

Gönderi Zamanı: 6 Nisan 2015 07:45 Okunma Sayısı:383 Kategori: Köşe Yazıları

Derdimizi anlatmaya bir fıkrayla başlayalım. Buyurun;

“Bir gün Amerikalı milletvekilini bir odaya almışlar ve sormuşlar:
-Karın mı yoksa devletin mi?
Amerikalı düşünmeden cevaplamış:
-Devletim.
Oradakiler:
-O zaman al şu tabancayı git yan odadaki karını vur.
Adam sıkılmış terlemiş ve sonunda dayanamayarak:
-Yapamayacağım demiş.
Daha sonra bir Türk milletvekilini aynı odaya almışlar. Aynı soruyu sormuşlar:
-Karın mı yoksa devletin mi?
Milletvekili hiç düşünmeden:
-Devletim demiş.
-O zaman al şu tabancayı git yan odadaki karını vur.
Odadan önce bir silah sesi sonra bir cam sesi gelmiş. Çıkınca sormuşlar:
-Ne oldu.
-Sizin verdiğiniz silah kuru sıkı çıktı bende karıyı camdan aşağı attım.”

Adamdaki devlet aşkını bizdeki vekillere tavsiye ederken, devleti için karısını camdan atmak yerine devleti inşa eden milleti için faydalı bir vekil olmasını temenni ediyorum.

Yarından itibaren tüm partilerin adayları kesinleşmiş olacak.
7 Haziran’da ise millet, kendisinin vekilini(!) seçmek için sandık başına gidecek.
Peki, bizler gerçekten kendimizin vekilini mi, yoksa bize dayatılan vekili mi seçiyoruz?
Vekil adaylarını takip ediyorum.
Köye gidiyor, “Ben köylünün, çiftçinin halini çok iyi biliyorum. Ben sizden biriyim.” diyor.
Şehrin merkezine geliyor, “Ben bu şehrin evladıyım. Bu şehrin tüm sorunlarını biliyorum. Ben sizden biriyim.” diyor.
İşçilerle bir araya geliyor, “Ben işçiliğin, emeğin ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. Ben sizden biriyim.” diyor.
Memurlarla bir araya geliyor, “Ben memurun ne şartlar altında çalıştığını çok iyi biliyorum. Ben sizden biriyim.” diyor.
Sonra diyorum ki, “Vay be… Adam her kesimden vatandaşı çok iyi tanıyor ve biliyor. Adam bizden biriymiş. İşte benim vekilim bu olmalı.”
Gidiyorum, her şeyi çok iyi bilen(!) vekilimi seçiyorum.
Sonra her şeyi çok iyi bilen vekilim, ilk işi olarak tüm bildiklerini, yani tüm vatandaşları unutuveriyor.
Yani bizleri… Yani sizleri… Yani hepimizi…
Her şeyi çok iyi bilen vekilim bizi unuturken bununla da kalmıyor…
Bildiğini söylediği tüm sorunlarımızı da unutuveriyor.
Ve bunun adına da milletvekili, daha net ifadeyle “milletin vekili” oluyor.

Ben bu sistemde yapılacak olan bir vekil seçimine gitmek istemiyorum.
Mecliste, çiftçiyi en iyi çiftçi temsil eder.
Mecliste, işçiyi en iyi işçi temsil eder.
Mecliste, memuru en iyi memur temsil eder.
Mecliste, emekliyi en iyi emekli temsil eder.
Kısacası milleti en iyi “millet” temsil eder.
“Milletin Vekili” olacaksa eğer bir kişi, önce “millet” olmayı denemeli!

6 Nisan 2015 – Gazete 3

Bir Yorum Yazın