KÜRT HALKI’NDAN HAREKÂTA TAM DESTEK

Gönderi Zamanı: 2 Şubat 2018 18:33 Okunma Sayısı:419 Kategori: Köşe Yazıları

Türkeli Gazetesi yazarı Nail Azbay, Zeytin Dalı Harekatı kapsamında sınırın sıfır noktasında gelişmeleri yakından takip etti. Kürt köylerinde dolaşarak vatandaşların nabzını tuttu.

Zeytin Dalı Harekatı’nda tarih önümde akıyor.

Her geçen gün yeni hadiselere tanık oluyor, yeni insanlar tanıyor ve yeni hayatlara konuk oluyoruz.

Mesele önemli.

Mesele memleket meselesi.

Mesele beka meselesi.

Hal böyle olunca bütün yürekler Mehmetler için atıyor.

Sınırlarımızın ötesinde çetin bir mücadele veriyoruz.

“Neden bu mücadeledeyiz?” diye soranlara bir yanıt verelim.

Komşunun evi yanıyor.

Ve birileri var gücüyle bu ateşi bizim içimize taşımak için uğraşıyor.

Ateşi yerinde söndürmek ve bölgeyi serinletmek için biz oradayız.

BİR GÜN ÖNCE ŞEHİT OLMAK İSTİYORUM DEMİŞTİ

Zeytin Dalı Harekatı’nı takip etmek için geçen hafta Kilis’e adım atmıştım. Buraya geldiğim ilk akşam kaldığımız otelin 500 metre ötesindeki yaklaşık 400 yıllık tarihi Çalık Cami’nde bir roket isabet etmiş ve o saldırıda iki kişi hayatını kaybetmişti.

Hayatını kaybedenlerden biri 72 yaşındaki Muzaffer Aydemir’di.

60 yıldır terzilik yapıyordu.

Saldırıdan bir gün önce kendisini ziyaret eden Kilis Valisi Mehmet Tekinarslan’a ağzından şu sözler dökülmüştü.

“Allah’ın izniyle bu devlet o teröristlerin hakkından gelecek. Eğer beni askere alsalar şimdi hem gider inşallah hem de orada şehit olurum.”

Bu sözlerinden sadece 27 saat sonra akşam ezanı için gittiği camide şehit olmuştu Muzaffer Amca.

Önceki gün, Muzaffer Amca’nın evinin kapısını çaldım.

Bir hanımefendi açtı kapıyı.

Daha sonradan ismini öğrendiğim Muzaffer amcanın kızı Gülendam Sağıroğlu…

Derdimi ortaya koyup kendileri ile görüşme talebimi ilettim.

Teklifim derhal kabul edildi ve beni sıcak üslupla hanelerine buyur ettiler.

Buyur etmekle de kalmadılar sofralarına aldılar.

Çaylarını, simitlerini, peynirlerini, önlerinde her ne varsa bizimle bölüştüler.

Kiminle konuşsak, kime selam versek her daim bir samimiyetle karşılaştık Kilis’te.

Bu beni ziyadesiyle memnun etti.

Muzaffer Aydemir'in ailesi ile birlikteyiz.CAMİDE ŞEHİT OLMAK HERKESE NASİP OLMAZ

Gülendam hanımın yanı sıra Muzaffer Amcanın oğlu Ahmet Zafer Aydemir ve gelini Azize Hanım’da yanımızdaydı.

Onlara babalarını sordum.

Daha bir hafta önce kaybettikleri babalarını anlatırken düşündüler ve en uygun cümleleri seçip anlatmaya başladılar.

Önce oğlu Ahmet başladı. Şunları söyledi: “Bundan 9 yıl evvel annemi kaybetmiştim. O gün bir kolum eksildi. Bugün babamı kaybettim. Bir diğer kolumu daha kaybettim. Fakat benim babam bizim için gecesini gündüzüne katan bir isimdi. Kendi yemediğini bize yediren bir isimdi. Allah babamızı bizden çok sevmiş ve kimseye nasip olmayacak bir şekilde onu camide kendi huzurunda yanına aldı. Allah ondan razı olsun. “

Daha sonra kızı Gülendam Hanım konuştu. Şunları söyledi: “Babam Allah’ın sevgili kuluymuş. Namazını kılmak için camide Allah’ına kavuştu. Bir gün bana şunu demişti. Size çok para bırakamıyorum ama güzel bir ahlak bırakıyorum. Ona sahip çıkın. Babam bugüne kadar hiç söylemezdi şehit olmak istediğini. Son bir haftadır bunu çok sık dile getirmeye başlamıştı. Ve o sözü söyledikten 27 saat sonra şehit oldu. Allah’ım onu bizden çok sevmiş.”

Son olarak gelini Azize Hanım konuştu. Şunları söyledi: “Babam o akşam sanki koşarak camiye gitti. Bize öyle güzel bir miras bıraktı ki paha biçilmez. O miras güzel bir ahlak. Güzel bir hayat sürdü. Onu unutmayacağız.”

Aile hem hüzünlü hem de gururlu.

Muzaffer Amca’nın her sabah evinden çıktığı sokakta dev bir Türk Bayrağı dalgalanıyor şu günlerde.

Kürt Halkı Zeytin Dalı'na tam destek veriyorTEREDDÜT YOK

Burada pek çok insan biriktiriyorum.

Bombardımanın yoğun bir şekilde devam ettiği noktaları gözlememek için pek çok Kürt köylerine gidiyor ve orada insanlarla bir araya geliyorum.

O isimlerden bir tanesi Şiho Abi.

Hem kendisi hem de bütün köy halkı bize karşı sıcak, samimi ve dürüst.

Burada Kürt-Türk ayrımının olmadığını herkesin birbirine insan gözüyle baktığının altını kalın bir kalemle çiziyorum.

Her evde Türk bayrağı…

Herkes devletinin, milletinin ve askerinin yanında emin bir şekilde saf tutmuş durumda.

Şunu net bir şekilde ifade edelim.

Bölgede yaşayan Kürt halkı bu harekata tereddütsüz tam destek veriyor.

Kilis'in Gözkaya köyünden ŞihoGÖLET İSTİYORUZ

Köy zeytin bahçeleri ile arpa- buğday ekimi ile geçimini sağlıyor.

Fakat bir talepleri var hemşerimiz orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’ndan…

Üzerimde kalmadan ileteyim.

Şöyle diyor Şiho Abi: “Tarlalarını sulayacak su bulamıyoruz. Yanı başımızda Sapkanlı Göleti yapıldı fakat o su 3-4 haneye anca yetiyor. Bu gölet büyütülürse etraftaki bütün köylere yetecek su olursa bizim için müthiş olacak. “

DAMRIK ATEŞE VERİLİYOR

Zeytin Dalı Harekatı’nda önemli noktalar ele geçiriliyor.

Operasyonların 9’ncu günü Burseye Dağı ele geçirilmişti.

Şimdi ise terör yuvası haline gelmiş Darmık Dağı hem havadan hem karadan yoğun bombardımana tabi tutuluyor.

Bizlerde Gülbaba Köyü’nde gelişmeleri takip ettik.

Gün boyunca bombardıman eksik olmadı.

Zaman zaman çatışma seslerine şahit olduk.

Savaş uçaklarımız havadan, fırtına obüslerimiz karadan terör sığınaklarını imha etti.

Damrık Dağı’nda duman eksik olmadı bugün.

Deyim yerindeyse Damrık Dağı ateşe verildi.

Artık bombardıman sesine iyiden iyiye alıştım.

SİNSİ TUZAK

Bir taraftan önemli noktalar ele geçiriliyor, diğer yandan ele geçirilen bu alanların güvenli hale kavuşturulması için çalışma yapılıyor.

Bu alanlarda yapılan çalışmalarda taş içerisine kamufle edilmiş el yapımı mayınlar ele geçirildi.

Cephede mertçe, yiğitçe çarpışmaktan kaçanlar haince tuzaklara başvuruyor.

Şunu hatırlatalım.

Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.

Not: Burada oldukça, gördüklerimi, yaşadıklarımı anlatmaya devam edeceğim.

2 Şubat 2018 – Türkeli Gazetesi

Bir Yorum Yazın