Kadınların detaycılığını iş dünyasında kullanmalıyız

Gönderi Zamanı: 11 Kasım 2016 10:20 Okunma Sayısı:632 Kategori: Söyleyişilerim

İŞ KADINLARI DERNEĞİ BAŞKANI TÜLİN HELVACIOĞLU, NAİL AZBAY’IN SORULARINI YANITLADI.

TÜLİN Helvacıoğlu ile tanışalım bugün.

Tülin Hanım, Afyonkarahisar İş Kadınları Derneği’nin başkanı.

Kendisi inşaat malzemeleri satışı yapan bir firmanın sahibi aynı zamanda.

45 yaşı deviren Tülin Hanım, meslekte de 15 yılı geride bırakmış bir kişi.

Bu süreçte sayısız tecrübe ve sayısız insan biriktirmiş hayatında.

Tülin Hanım kendi deyimiyle, “çenesiyle” rızkını kazanıyor.

Tülin Hanıma göre kadınlar, kendi özelliklerini ve zevklerini belirleyip ona göre iş dünyasına girmeli. Kadınların erkeklere göre daha detaycı olduğunu düşünüyor Tülin Hanım. Kadınların bu özelliğinin iş dünyasında iyi değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Tülin Hanım, “Hem kariyer hem çocuk yaparım” sözüne katılmıyor. “Neden?” diyenler için bu soruyu ve pek çok sorunun yanıtını röportajımızın devamında arayalım. Tülin Hanım’a “merhaba” deyip keyifli bir sohbete konuk olalım. Buyurun;

Tülin Helvacıoğlu

Tülin Helvacıoğlu

-Tülin Helvacıoğlu kimdir? diye soracak olsam bana kendinizi nasıl tanımlarsınız.

1971 doğumlu, iki çocuk annesi, yerli ve köklü bir ailenin kızlar, Yavuz Helvacıoğlu’nun eşi, hırslı, çalışmayı seven, sosyal olmayı seven biri olarak kendimi tanımlayabilirim.

-Kadınlar neden iş dünyasında yer almalı sizce?

Kadın erkek eşittir sözüne hiçbir zaman inanmıyorum. Bence kadın ve erkek eşit değildir. Ama kadının kendine olan güvenini kazanması için, kendine olan saygısından ve özgüveninden dolayı çalışması gerekiyor. Ben böyle düşünüyorum.

KADINLAR SEKS OBJESİ OLARAK GÖRÜLÜYOR

-Birde kadınlar iş dünyasında en fazla nelerde muzdarip durumda? Yerel olarak düşünecek olursak Afyonkarahisar’da çalışan kadınların yaşadığı en büyük sorun nedir?

Afyon’da ve Türkiye’de erkekler, kendinden üstün bir kadın istemiyor. Erkek, kadına egemen olmak istiyor. Erkek kadına hükmetmek istiyor. Erkekler topukların –kadınları kastediyor- çevresinde gezmesini, topuk seslerine alışık değil. Kadından emir almak, kadından alışveriş yapmak etik gelmiyor galiba. Mesela ben tesisatçılarla muhatap oluyorum. Mesela onlarda kadınla muhatap olmuyor da, gidip erkekle muhatap oluyor. Belki de rahatsız etmek istemiyor. Böylede bir durum var.  Biraz daha açayım. Biraz iddialı olacak belki ama kadın seks objesi gibi görülüyor. Böyle düşünülüyor. Afyon dışarıya dönük değil. Bu şehir erkek evine geldiğinde kapıyı kadın açmalı, erkeğin önüne sıcak çorba anında sunulmalı gibi görülüyor. Kadın aslında hem eş, hem anne. Bu yüzden kadının çalışmaması gerektiği düşünülüyor.

KADIN, İŞTEN BİR SAAT ÖNCE ÇIKSIN

-Bahsettiğiniz bu sorunları nasıl aşabiliriz?

Bir kere pek çok kadının aktif olarak iş hayatına girmesi gerekiyor. Sesimizi duyurmamız gerekiyor. İş hayatına giren kişilere ve yeni girişimci olan kadınlara bizlerin yani kadınların destek olması gerekiyor.  Bunu nasıl yapabiliriz? Özel sektörde kadınlara bir saat önce çıkmasını sağlayabiliriz. Kadın, eşinden önce evine girsin.  Ben şu anda gece iki de yatıyorum, altıda kalkıyorum. Neden? Sırf evdeki düzeni bozmayayım diye. Ev düzeni bozulmasın yemek hazır olsun diye kendimden fedakarlık yapıyorum. Kadınlar iş hayatına girerken fedakarlık yapacaklar. Az uyuyacaklar.

KADINLARIN DETAYCI OLDUĞUNU UNUTUYORUZ

-Kadınların iş dünyasına en büyük katkısı nedir sizce?

Kadınların detaycı olduğunu unutuyoruz. Kadınlar inanılmaz derecede detaycıdır. Böyle olunca çok daha başarılı olabiliyorlar. Erkeğin düşünemediği pek çok şeyi, kadın düşünüp detaylandırabiliyor. Bunu erkek kabul etmiyor. Edemiyor. Daha doğrusu hazmedemiyor.

-Kadının detaycı özelliğini hangi sektörlerde kullanmak mantıklı?

Her sektörde kullanılabilir.  Müşteriler işletmemizden içeri girdiğinde ona bakar bakmaz o kişinin sorucu mu, alıcı mı olduğunu anlayabiliyoruz. Erkek satacağı ürünü çok düşünmeyebilir. Ama biz kadınlar, o ürünü nerede kullanılacaksa ona göre bir ürün satmaya çalışırız. Bu detaycı özelliğimizden dolayı müşteri beklide bir ürün alacaksa ilgi ve alakadan dolayı birkaç ürün alabilir.

-Kadın hem çocuk hem de kariyer yapar ifadesine katılıyor musunuz?

Bence yapamaz. Kadının kendi işiyse çocuğuyla ilgilenebilecek bir alana sahip ise ikisini bir arada devam ettirebilir. Pek çok örnek var bu konuda. Bakıcıya bırakıp sabahtan akşama kadar çocuğunu görmez ise o iş olmaz. Çünkü anneyi babayı model alıyorlar. Onun sevgisine ihtiyaç duyuyorlar. Dolayısıyla kadın hem çocuk hem de kariyer yapacaksa bunları yapabilecek uygun bir işe girecek.

GİRİŞİMCİLİK KURSLARI İŞE DÖNÜŞMÜYOR

Nail Azbay

Nail Azbay

-Kadınların Afyonkarahisar’da iş dünyasına katılımı ne oranda? Siz bu konuda bir araştırma yaptınız mı?

Afyon’da çok fazla girişimcilik kursları var. Bu kurslara katılım oranı oldukça yüksek. Fakat bunun işe dönüşmesi çok az. Mesela bin 500 kişi katılsa bunun 50’si işe dönüşüyor. Kadınların iş dünyasına adım atması çok çok düşük. Bunun sebebi de şu. Biz girişimcilik eğitimini aldık hadi iş kuralım diyorlar. Bu iş böyle olmuyor. Bir kere ne iş yapılacaksa o işi analiz etmeli. Yani yapılacak olan işin maliyetini, neyi nasıl pazarlayacağını, hangi müşterilere hitap edeceğini ince detaylarına kadar araştırmak gerekiyor. Kendi el emeğiyle üretilen ürünler var, pasta börek yapanlar var, hep küçük çaplı işler var. Büyüyemeyecek işler var.

KADIN ÇALIŞTIĞI İŞTEN ZEVK ALACAK

-Kadınlar Afyonkarahisar’da hangi alana yönlendirilmeli sizce?  

Bu yanlış bir soru olur. Ben nasıl çenemle ikna kabiliyetimi kullanarak para kazanıyorsam, başkasının da başka bir yeteneği vardır. Bu yüzden kadınlar önce neden zevk aldığını bilmeli. Para kazanacağım diye duruma bakmayacak. Kadın yaptığı işten zevk alırsa mutlu olur.

-Tülin Helvacıoğlu evde nasıldır?

Evde ben huysuzum. Evin derli toplu olmasını isterim. Ama şunu net bir şekilde söyleyebilirim. İyi bir eş ve iyi bir anne olduğuma inanıyorum.

MUTFAK BİZİM REHABİLİTASYON MERKEZİMİZ

-Mutfakta da bu iddianız var mı?

Yemek konusunda da iyiyim. Mutfakta da oldukça iyiyim. Ödüllü aşçılığım mevcut. Ben etten ziyade ege yöresine ait zeytin yağlı yiyecekleri daha çok severim. Belki bu söylediğime Afyonlular kızacaktır. Ben değişik tatları tercih ederim. Hep böyle kavurma olsun, hamur işi olsun, kebap olsun demiyorum. Mutfak bizim özel dünyamız. O mutfağa girdiğimizde havuç doğrarken bile bir sürü şey düşünüyoruz. Hesap yaparız. Ertesi günü planlarız. Yani orası bizim rehabilitasyon merkezimiz.

KİTAP SATIN ALMAM, KİRALARIM

-Kitaplarla aranız nasıl peki?

Kitap okurum. Ciddi kitaplar okumaya çalışıyorum. Canan Tan severim. Tuna Kiremitçi severim. Yabancı yazarlardan Paulo Coelho’yu seviyorum. Hemen hemen haftada bir kitap bitiriyorum. Ama kitap satın almıyorum. Kitapları kiralıyorum. Okuduğum kitabı beğenirsem, bu kitap benim kütüphanemde yer almalı diyorsam giderim o kitabı satın alıp kütüphaneme koyarım. Mesela kütüphanemde deri kapaklı kitaplarım var. Bu yüzden kitaplarla aram iyi.

-Vakit ayırdınız, teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim.

11 Kasım Cuma – Gazete 3

Bir Yorum Yazın