İlklerin yeri bir başka…

Gönderi Zamanı: 18 Nisan 2012 21:09 Okunma Sayısı:439 Kategori: Benden

Bugünlerde anlıyorum ki… Yaşadığın tattığın en güzel sevinçleri, üzüntüleri , heyecanları hiç unutmuyor insan.

Hislerinin ilk defa farklı tepkiler vermesi, ilk defa yaptığın şeyleri yapmak, ve bunların tamamını kapsayan “heyecan” senin bu yaşadıklarını öylesine kaydediyor ki tekrar silinmeyecek kadar güvenli…

Hiçbir virüs o yaşadıklarını senin aklından çıkaramıyor. Bir çok şeyi unutabiliyoruz belki ama heyecanını ilk defa yaşadığımız hiçbir şeyi unutamıyoruz.

Mesala ilk okula gittiğim günü hiç unutmuyorum. O gün nasılda korkmuştum 🙂 İlk sıraya oturduğum günü unutamıyorum.

Mesala ilk bisiklete bindiğim günü hiç unutmuyorum. Dört tekerlekli binerken ikili tekerleğe binmenin tecrübesini düşerek ödemiştim 🙂

İlk defa bilgisayarın klavyesine dokunduğumu hiç unutmuyorum. Gerçi dokunamıyordum çünkü sadece bu enteresan cihaza bakmasını biliyordum 🙂

Böylesine tatlı şeyler…

Ancak bu tatlı ve de heyecanlı anlarını paylaştığın ilklerde olmuyor değil. O ilklerin yeride çok farklı oluyor. Silinmeyen bellekte onlarda yerini alıyor. Arşivleniyor. Ama öyle arşivlenme değil.  Saatlerin gece yarısını gösterdiğinde arşivden çıkarıp tek tek incelediğin kayıtlar bunlar. En büyük özelliği de, hiç sıkılmadan her akşam ilk günkü heyecanla incelemek sanırım.

Heyecanlı heyecanlı arşivini hayalinde çağırırken, başlıyor bir film şeridi…  İlk akla gelen gözler oluyor kuşkusuz. Sonra gülümseme… Onu saçları takip ediyor. Her akşam bu arşivi sıkılmadan inceleyenleriniz olmuştur. Hala devam ettiğinizi biliyorum. Bu zamanlarda dinlediğiniz parçaların anlamlarına anlam yüklediğinizi de biliyorum. Çünkü aynı arşivden bahsediyoruz.

Arşiviniz o kadar geniş ki… Yaşadığınız her şeyi her akşam karanlık bir odada tek başınıza tekrar tekrar yaşıyorsunuz. İlkleri ilk gün ki gibi heyecan dolu incelemek ne kadar güzel.

Sanırım ben çok şanslıyım. Her akşam sıkılmadan her anını ilk günkü gibi yaşadığım o film bana sevgiyi, mutluluğu, heyecanı, hüznü, gülümsemeyi veriyor. Başkalarında olduğu pişmanlıkları vermiyor benim arşivim.

Demem o ki…

Arşivleri karıştırmaya başladığınız da, heyecanız sönmüşse sizin üzerinden tekrar tekrar geçecek bir arşiviniz(heyecanınız) olmamıştır. Yanlış yolda gittiğinizi fark edip bir an önce arabanızın güzergahını değiştirmeye bakın.

Ama dediğim gibi, her akşam heyecanla kendinizi odanıza kapatıyor, arşivinizi aklınızda bir film gibi tekrar tekrar izliyorsanız işte sizin arşiviniz kazançlı ve de şanslı arşivlerdendir diyebilirim.

 Arşivlerimize sevgiyi, sohbeti, muhabbeti, katalım.

Pişmanlık yaratmayan bir arşiv elde etmemiz dileğiyle.

Sağlıcakla kalın…

Bir Yorum Yazın