Hemşerim!

Gönderi Zamanı: 12 Ekim 2016 10:27 Okunma Sayısı:1297 Kategori: Köşe Yazıları

Geçtiğimiz Cuma günü gazetemize bir telefon geldi. Telefondaki kişi,  öğrencilerin yoğunlukta yaşadığı Erenler Bölgesi’nde bir takım hadiselerin yaşandığını, özellikle kız öğrencilerin taciz edildiğini, erkek öğrencilere “ne baktın” deyip meydan dayağı atıldığı yönünde bir takım iddialar dile getirdi.

Bizde aracımıza atlayıp doğru Erenler’e yol aldık.

Kendisini telefonda Ahmet Dikyamaç olarak tanıtan, Erenler’de çok sık işlerinin bulunduğunu dile getiren, bu yüzden buraya çok sık gelip gittiğini söyleyen bu  kişiyle randevulaştığımız yerde görüştük.

Ahmet Bey, bize yaşanan sıkıntılardan bahsetmeye başladı.  Kendisi, bir kafede yaşanan kavga olayını anlatıp aynen  şöyle konuştu. Noktasına virgülüne dokunmadan o satırları yeniden paylaşıyorum:

“Bakın buraya Türkiye’nin 80 vilayetinden öğrenci geliyor. Bu durum Afyon’da kötü bir itibar bırakıyor. Biz bu öğrencilerden para kazanıyoruz. Bu çocuklara sahip çıkmıyoruz. Bu öğrenciler Afyon halkına Allah’ın(c.c) emanetidir. Bizim bunlara sahip çıkmamız lazım. Bilhassa Erenler halkına sesleniyorum. Bu çocuklara sahip çıkın. Rahatsız edene siz müdahale edin.  Buraya çok güzel bir şehir kurulmuş. Fakat bu şehrin bir sahibi yok. Yeni yapılanan mahallelimize ve bu öğrencilerimize sahip çıkalım.”

O bize bu sıkıntıları anlatırken yanımıza üniversitede öğrenci olan ve aynı zamanda Erenler’de çaycılık yapan bir genç arkadaşımız yaklaştı. Çayımızı önümüze koymuştu ki Ahmet Bey, “İşte bu arkadaşımızda öğrenci, anlatsana oğlum burada neler yaşanıyor?” demesiyle bu arkadaşımızda konuya dahil oldu. Oda başından geçtiğini iddia ettiği her şeyi anlattı. Onunda bize anlattığı sözlerin sadece bir bölümünü paylaşıyorum.

“Ailesinden yeni ayrılmış kişiler geliyor buraya. İnanın bana yolda korkarak, tırsarak yürüyor. Sağa sola gitmeye korkuyor. Polis belli saatlerde geliyor. Caddede iki tur atıp gidiyor. Buda etkili olmuyor. Burada çok sık kavga oluyor. Geçen yıl bıçaklanan arkadaşlarım oldu. Afyon’un yerlisi geliyor buraya. Kafede oturan öğrencilere “ne baktın” deyip kavga çıkarıyorlar. Gerekçe bu.  Ne baktın, düz baktın, yan baktın, diyerek kavga çıkarıyorlar.”

Yaşanan hadiseler özetle böyle.

“YERLİ HALK” İFADESİNE EN ÇOK BENİM İTİRAZIM VAR

Bu haberden sonra Erenler’den aradığını söyleyen pek çok kişi yine gazetemize ulaştı.

Öğrenci arkadaşımızın söylediği “yerli halk” ifadesini kendi üzerlerine alınmışlar. Bundan dolayı içerisinde öfkenin bulunduğu pek çok söz söylediler. Bu sözleri gazetemizin sütunlarında yer verdik diye bizi sorumlu tuttular. Hatta bir hemşerimiz: “Abdestli gezin bundan sonra. Olacaklardan biz sorumlu değiliz. Cennete abdestli gidin.” diyerek tehditler savurmayı da ihmal etmedi.

Önce şuna açıklık getirelim.

Haberde yer alan “yerli halk” ifadesi Erenler halkına yönelik bir ifade değil. Afyon’un geneline yönelik bir söz. Bu söze beklide en çok kızanlardan biride benim. Ben bu şehre aşık olmuş, sevdalanmış biriyim. Bu şehrin derdini dert edinmiş biriyim. Birkaç kendini bilmezin yaptığı şey koca şehrin tamamına ithaf edilmesi son derece yanlıştır. Ve bu yanlışa en çok benim itirazım var! Bundan dolayı bu ifade sadece Erenler halkını değil, Afyonkarahisar’ın tamamını ilgilendiriyor. Ben Afyon’luyum. Çocukluğum bu şehrin sokaklarında geçti. Gençliğim yine bu şehirde geçiyor.

Ancak bu şehirde yaşıyorsam, bu şehrin sıkıntıları için dertleniyorsam ve gazeteci gibi genelde “sövülen” bir camianın içerisinde yer alıyorsam da bu şehrin sıkıntılarını dile getirmek durumundayım.

Tekrar ediyorum, ben gazeteciyim.

Söylenen ifadeleri olduğu gibi aktarmak durumundayım.

Bu haberde de öyle yaptık.

Sıkıntı yaşadıklarını söyleyen vatandaşlarımıza sütunlarımızı açtık. Görevimiz gereği onların sesi olmaya çalıştık. “Abdestli gezin bundan sonra. Olacaklardan biz sorumlu değiliz. Cennete abdestli gidin.” diyen vatandaşımıza da aynı şeyi söyledik, gel konuş, sıkıntını anlat yayınlayalım dedik, ancak o bizi tehdit etmeyi seçti.

Keşke gelseydi. Konuşsaydı. Ben bu şehirde yaşayan biri olarak bu söze itirazım var kardeşim” deseydi. Biz namuslu insanlarız, birkaç kişinin suçunu Erenler’e, Afyon’a yıkmayın” deseydi. “Öğrenci kardeşlerimiz herkesten önce bize emanet. Onlara dokunacak kişi önce beni karşısında bulur” deseydi.

Bizde seve seve yayınlasaydık.

Ama demedi.

Sağlık olsun.

Onun yerine ben diyorum.

Birkaç densiz yüzünden bu şehirde yaşayan Erenler halkına, Sahipata halkına, Çavuşbaş halkına, Afyon halkının tamamına sövecek kişi beni karşısında bulur!

DUA OLARAK KABUL EDİYORUM

“Abdestli gezin bundan sonra. Olacaklardan biz sorumlu değiliz. Cennete abdestli gidin.” diyen hemşerime seslenmek istiyorum. Ben, öfkeyle de söylese bu hemşerimin söylediğini dua olarak kabul ediyorum. Hemşerim! Keşke dediğin gibi, abdestli gidebilsem Allah’ın huzuruna… İçerisinde şiddet olmayan şiddetle bu güzel temenniyi bende senin için, bizim için, hepimiz için  diliyorum.

Sende, bende, bizde Allah’a umarım abdestli kavuşuruz hemşerim!

12 EKİM 2016 – GAZETE 3

Bir Yorum Yazın