Hayatımın İlk Misafirleri

Gönderi Zamanı: 22 Kasım 2016 07:17 Okunma Sayısı:745 Kategori: Köşe Yazıları

EN masum yanlarımızı ilk kez birbirimize açtık…

Hayata karşı hep birlikte ilk oyunlarımızı oynadık…

İlk kavgamızı birlikte yaptık…

Annemizden, babamızdan, kardeşimizden sonra ilk kez birbirimizi tanıdık, birbirimize sarıldık.

Dünyanın hengâmesinden çok uzaklarda olduğumuz vakitlerde ilk kez birbirimizin hüznüne, sevincine tanık olduk…

İlk kez birlikte ağladık…

İlk kez birlikte kahkahalar attık…

İlk kez birlikte bir oyunun başrol oyunculuğuna soyunduk…

İlklerimizi hep birlikte yaşadık.

Her şey ilkti…

İlkin adresi ilkokul idi…

ANILARIMIZIN TOZUNU ALDIK

PAZAR günü hayatıma konuk olmuş ilk misafirlerimle bir araya geldik…

Benim tüm çocukluk yanlarıma şahit olmuş ilkokul arkadaşlarımla bir okul sırasından sonra bir pastane köşesinde buluştuk.

Fadime…

Seda…

Sevda…

İbrahim…

Burcu ve Habibe…

Şunu hemen belirteyim.

Onlarla bir araya gelmek, ilk günkü kadar heyecanlı ve tutku dolu bir eylemdi.

Önce birbirimizi baştan aşağı süzdük…

Küçük bedenlerimiz büyümüştü…

O günkü kalıbımızdan eser kalmamıştı…

Ancak değişmeyen bir tek şey vardı…

İlk kez birbirimize açtığımız o masum dünyamız halen aynı canlılığında ve aynı diriliğindeydi…

Birbirimize söylemesek de o gün, o masada, o bakışlarla yeniden o masum ve günahsız yıllarımızın kapısını çaldık. Birbirimizin dünyasına yeniden misafir olduk. Her biri birbirinden kıymetli olan anılarımızın biriktiği bir sandığın başına varıp, o kıymetli vakitlerin tozlarını hep birlikte aldık. Onlara merhaba dedik. Biz geldik dedik.

Bakışlarımız buluştuğunda birbirimize itiraf edemesek de, bazen kendimizi hırsla koşturduğumuz bir “tavşan kaç tazı tut” oyununda bulduk. Bazen bize okumayı, yazmayı öğreten Sevinç Öğretmenimizin sınıfına yeniden konuk olduk. Ona selam verdik. Ona yeniden “öğretmenim” demenin heyecanı yaşadık… Bazen birlikte yediğimiz üzümlü bir kekin enfes tadıyla tanıştık. Bazen bir kümenin elemanları olduğumuz vakitlere misafir olduk.  Bazen birbirimizin yere düşmesiyle alay ettiğimiz vakitlerin kulaklarını çınlattık. Zamanı bir film şeridi gibi geriye alıp, bizim için çok kıymetli hikayeleri yeniden dinleme heyecanı yaşadık.

Özetle ilklerimizin kapısına varıp “biz geldik” dedik.

PEK ÇOK KARAR ALDIK

O masanın etrafında birbirinden kıymetli kararlar aldık.

Mesela ilklerimizi biriktirdiğimiz sandığın içersindeki anılarımızı tozlandırmamak için bu eylemimizi tekrar edelim dedik.

Bu birlikteliği artırmak için ilklerimizi yaşadığımız diğer arkadaşlarımızı da bundan sonraki buluşmalara davet edip, o günlerin kulaklarını defalarca çınlatma kararı aldık.

Biz o gün bir kıvılcım ateşledik…

Bu kıvılcımı da alev parçasına dönüştürmeye niyet ettik…

İşin özeti “ilklerimizi” ölüm döşeğine terk etmemek için, onlara yeniden nefes olmaya, ruh olmaya kısaca onlara hayat olmaya karar kıldık.

22 Kasım 2016 – Gazete 3 

Bir Yorum Yazın