Güzide Basın Mensupları

Gönderi Zamanı: 12 Ocak 2015 17:00 Okunma Sayısı:495 Kategori: Afyonkarahisar Benden

Önceki gün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü kutladık(!)

Kutladık diyorum, çünkü kutlanması gerekiyormuş.

Bizde günün anlam ve önemine riayet ederek kutlar gibi yaptık.

Ne yaptık peki?

Önce belediye başkanımızın verdiği şatafatlı bir ortamda kahvaltıda buluştuk.

Sonra valimizin tertip ettiği öğle yemeğinde bir araya geldik.

Akşamüzeri üzeri ise kıymetli bakanımız Veysel Eroğlu’nun da katıldığı akşam yemeğinde eğlencenin dibine vurduk.

Tüm bu toplantılarda;

-Afyon basını Türkiye’ye örnek oldu.

-Bizler koca bir aileyiz.

-Birlik beraberlik içerisinde yaşıyoruz, gibi birçok söylemin muhatabı olduk.

Önce sabahki kahvaltıya gidelim.

Belediye Başkanının olmadığı kahvaltıya, gerek başkan vekilliği sıfatıyla gerekse de medya sektörünün temsilcisi olarak M. Emin Birliktir ev sahipliği yaptı.

Her konuşmasında dobra dobra söylemlere imza atan, şeffaf bir söylemi benimseyen M. Emin Birliktir ağabeyimiz, medya patronu olmasına rağmen çalışanların sıkıntıları haykırdı resmen.

Söyledikleri halen kulaklarımda çınlıyor.

O cümlelere dikkat kesilelim;

“Bende bu mesleğin içerisindeyim. Bu günü ne kadar sevinçli kutluyoruz? Ne kadar özveriyle kutlayacağız? Onu bilmiyorum. Ama kutlanması gerekiyordu, bu yüzden kutluyoruz. Biliyorum çalışanların çok büyük sıkıntıları var. Zor şartlarda çalışıyorsunuz. Hakkınızı almıyorsunuz, biliyorum. Patronlar hakkınızı veremiyor, onu da biliyorum.

Şimdide öğlen yemeğine gidelim. Vali Hakan Yusuf Güner’in tertip ettiği yemeğe daha geniş bir katılım vardı. Daha fazla medya patronu ve çalışan buradaydı.

Vali Güner’de, bu şehrin sahip olduğu imkânların basın mensuplarına yansımadığını söyledi.

Şimdide o satırlara bir göz atalım;

“İlimizdeki basın mensuplarının sahip olduğu imkânlar, ortamlar ilimizin hak ettiği düzeyin göstergesine paralel olarak oluşmamış.”

Akşamüzeri ise Korel Termal Otelde bir araya geldik. Oldukça geniş bir katılım vardı. Bir çok kişi kürsüye geldi, günün anlam ve önemine binaen konuşma yaptı.   Daha sonra ise meslekte uzun yılları devirenlere kitap ve plaketler hediye edip, medyaya sundukları katkılardan dolayı teşekkür ettik.

Plaket töreninden sonra, Orman ve Su İşleri Bakanımız Veysel Eroğlu, bir toplantıya katılma durumunu gerekçe göstererek aramızdan ayrıldı.

Onun ayrılmasıyla salonun yarısı boşaldı.

Buradan şu sonuç çıkıyor, oraya gelenler gazeteciler için gelmemiş, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’na yaranmak için gelmiş.

Bu kişiler hemen hemen her toplantıda “Basınımızın güzide temsilcileri” diyerek başlarlar konuşmalarına. Lütfen içerisi boş olan bu cümleyi kullanmayın. Samimi olun!

“Umurumuzda değilsiniz, patronunuz benim arkadaşım, ipiniz bizlerin elinde, beni çekip yayınlayacaksınız lan…” gibi cümleler sizlerin seviyeleri için ideal bir cümle.

Nasıl kullanmayacaksınız ki bu cümleleri…

Nasılsa bizler, asgari ücret dayatılan güzide basın mensuplarıyız.

Nasılsa bizler, birkaç ay maaş almadan çalışmaya muhtaç edilen güzide basın mensuplarıyız.

Nasılsa bizler, emeğimizin karşılığını alamadığımız için ev kiramızı, faturalarımızı, kredi kartlarımızı zor ödeyen güzide basın mensuplarıyız.

Nasılsa bizler, nitelikli yada niteliksiz çalışan ayrımı gözetmeden, örneğin bir çay pişiren kardeşimizle aynı ücrete tabi olan güzide basın mensuplarıyız. (mesleği küçümseme olarak algılamayın, tamamen vasıflı ile vasıfsız iş gücü durumuna dikkat kesilin)

Nasılsa bizler, sizlerin yanlışlarına “doğru” demekle mükellef olan güzide basın mensuplarıyız.

Nasılsa bizler, sizlerin “arkadaşım” dediğiniz kişilerin emrinde bulunan güzide basın mensuplarıyız.

Nasılsa bizler, dediklerinize başkaldırmamız durumunda arkadaşlarınız vasıtasıyla kolaylıkla kapı önüne konulacak güzide basın mensuplarıyız.

Nasılsa bizler, güzide basın mensuplarıyız.

Türk Dil Kurumunun sözlüğünde “güzide” kelimesinin anlamı “seçkin, seçilmiş” olarak tanım bulmuş. Evet, bizler yüzüne gülünen, arkasından sövülen seçkin ve seçilmiş güzide basın mensuplarıyız.

Bir Yorum Yazın