Düğünlerimiz rekorlar kitabına aday

Gönderi Zamanı: 25 Ağustos 2014 09:00 Okunma Sayısı:395 Kategori: Afyonkarahisar

Bugün köy düğünlerine konuk olalım mı?

Kazanlardan yükselen et, bamya ve pilav kokusuna şahit olalım mı?

Köy halkının düğün evine akın etmesini pür dikkat izleyelim mi?

Damat ve sağdıç’a arkadaşlarınca indirilen ekonomik darbenin boyutunu inceleyim mi?

Düğün evine gelen çerezleri sayalım mı?

Kırık hava oynayan gençleri bir kenara oturup izleyelim mi?

Damadın babasının saçtığı dolarların miktarına göz kabartalım mı?

Ama durun…

Bir şey daha dikkat çekelim…

Düğünlerin “vazgeçilmezi”

Düğünlerin “şov aleti”

Düğünlerin “olmazsa olmazı”

Düğünlerin “övünç makinesi” olan silahların, nasıl ateşlendiğine de bir göz atalım mı?

Her yaştan insanın -çocuklarda dâhil- elinde, belinde yer alan silahların düğünlerde nasıl “hayat bulduğunu” anlatalım mı?

Gençlerin elindeki silahla nasılda “özgüven patlaması” yaşadığına değinelim mi?

Herkesin eğlendiği, çocukların müzik eşliğinde koşuşturdukları, kadınların bir kenarda oturdukları köy düğünlerinde, oyun pistinin nasıl da “silah kovanlarıyla” dolduğuna dikkat çekelim mi?

Bence çekelim.

Önemli bir konu.

Eee hadi buyurun bunu yaşanmış bir olayla dile getirelim o zaman…

**

Önceki gün, Sinanpaşa’nın Garipçe köyündeki bir düğüne gittim.

Akşamüzeri saat 21 gibi düğün alanına vardığımız da mevlit okunuyordu. Hoca efendinin dualarına vatandaşlar hep bir ağızdan “âmin” diyordu. Kadınlar düğün evinin solundaki boş alana oturmuş, çocuklar ise üzerlerindeki enerjiyi atmak için oradan oraya koşturuyordu. Bir gurup gençte -15 yada 20 kişi- ayakta düğünü seyrediyordu.

Mevlit bitti, takı merasimine geçildi. Yaklaşık 20 dakika içersinde takı merasimi de bitmiş yeniden eğlenceye geçilecekti. Müzisyen, eğlence için müziklerini seçiyordu ki…

Bir anda arka tarafta bulunan gençler adeta savaş çıkmışçasına pompalı tüfeklerini çıkardı ve başladı saydırmaya.

Her biri onurla, gururla gökyüzüne sıkıyordu.

“Varmı ulen bana yan bakan” dercesine herkes susmuş silahlar konuşuyordu.

Göğüsleri kabarmış gençlere, sandalyede oturan orta yaşlı kimselerde zaman zaman cevap veriyordu.

Şarjörü bitene yeni mermiler ikram ediliyordu.

Baktılar gelişi güzel sıkmanın bir anlamı olmuyor, önce yan yana dizildiler. Sonra da “sırası gelen sıksın diyerek” silah sesiyle bir ahenk yakalanmaya çalışıldı.

Müthiş bir ritim elde edilmişti.

Oynamak isteyenler bu ritimle çok güzel bir çiftetelli oyunu sahneleyebilirdi.

Gençler bir ara susar gibi oldu, sonra baktılar olmuyor “sıkmaya devam” dediler ve bastılar tetiğe.

Ne yalan söyleyeyim ben en çok ”pof pof” diye patlayan pompalı tüfeğin sesini beğendim.

Bir orkestrada ki davul gibi ritim veriyordu kulağa.

**

Geçtiğimiz yıl bu konuyla alakalı bir haber yapmıştım ve valilikte habere karşılık özet itibariyle şöyle bir açıklama yapılmıştı. “2013 yılının ilk 6 ayında 17 defa silahla ateş etme olayı meydana geldi. Yaşanan olaylardan 24 şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldı.”

Önceki gün gittiğim düğünde yaklaşık 20 vatandaşın elinde pompalı, kimi vatandaşların elinde de sahici tabanca mevcuttu. Adamlar demek ki 6 ayda yaşanan adli olayları bir gecede geride bırakarak rekor kırmıştı.

Bence her düğünümüzde silah kullanımı konusunda Guinness Rekorlar Kitabına giriyoruz.

Yetkililere sesleniyorum…

Bu değerimize sahip çıkalım, Guinness’e adımızı “KURŞUN harflerle” yazdıralım.

Not: Yaşanan olaylar yalnızca Garipçe Köyü için geçerli değil, Afyon’un hangi köyünde hangi kasabasında düğün varsa aynı manzarayla karşılaşabilirsiniz.

25 Ağustos 2014 – Gazete 3

Bir Yorum Yazın