Dilenci yerine müzisyen

Gönderi Zamanı: 2 Aralık 2013 08:02 Okunma Sayısı:377 Kategori: Afyonkarahisar

Mizanpaj 1Afyon’da güzel bir sabah…

Penceremi açıp, güzel bir güne başlamak için çevremi süzdüm.

Yıllar olmuştu hava kirliliği biteli, gökyüzü çok berrak görünüyordu o gün.

Bisiklet yolları da çok yakıştı bu şehre.

Hele hele kaldırımlara konulan o güzel çiçekler… Şehri mis gibi yapmıştı.

Alt komşularımız ailecek spor yapmak için eşofmanlarını giyip az ilerde bulunan parka gidiyorlardı. Bende onlara eşlik etmek istedim o gün. Güneşli bir gündü…

Park yıllar önce yapılmıştı. Koşu pistleri pek güzel yakışmıştı bu şehre. Artık kadını, erkeği, çocuğu gelip burada koşuyordu her sabah.

Spor ayakkabılarımı bağlayıp aşağı indim. Hafif koşar adımlarla parka vardım.

Parkın girişinde ise her zaman oradakilere canlı müzik keyfi veren Bursalı Mehmet vardı. Elindeki gitarla gelip burada en güzel parçaları söylerdi. Oda güne böyle başlardı. Afyonlular onu çok seviyordu, onların güne pozitif başlamalarını sağlıyordu Bursalı Mehmet… Hem kendi eğleniyordu hem çevreye pozitif enerji veriyordu.

Spor çok iyi gelmişti eve gidip güzel bir duş aldım ilk önce. O gün Akarçay’a gidecektim. Güzel bir kahvaltı yapıp orada arkadaşlarımla buluşacaktım.

Evden çıktım tekrar, durağa vardım. Durakta Akarçay güzergâhına giden aracın gelme süresi ‘3 dakika’ olarak belirtiliyordu.  Saniyeler bitti ve araç geldi…  Akarçay’da çok güzel görünüyordu o gün. Az ileride ressam sergisini açmış, o an içinden ne geçiyorsa resme döküyordu onları. Bu adamı bir yerden tanıyorum diye düşündüm. Sanırım, Dumlupınar caddesinde resim yapıyordu. Selam verip yanından geçtim.

Akarçay’da Oruçoğlu’na kadar eşsiz bir manzaraya erişmişti. ‘Yapandan Allah razı olsun’ dedim içimden.

İşlerimi bitirip tramvayla çarşıya gitmek istedim. Tramvayın geldiğini görerek biraz hızlı adımlarla yürüdüm. Otogar tarafından gelen tramvaya yetişmiştim. Birkaç dakika sonra trafiğe kapanmış Anıtpark’ta indim. Etrafta resmedilmiş Afyonkarahisar resimleri vardı. Biraz onlara baktım. Meydan da çok güzel olmuştu. Etrafa mermerden yapılan heykeller çok yakışmıştı.

‘Çok güzel bu şehir’ diyesim geldi…

Belediyenin yapmış olduğu bisiklet otoparkına yaklaştım. Bisiklet kartımı sisteme okutup bir bisiklet aldım. Bisiklet yoluna geçerek, doğru Yeşilyol’a doğru sürdüm. Şehrin bir markası olmuş, mermerden yapılan dev sucuk heykelinin önünde durdum. Etrafı öğrencilerle doluydu… 3 yâda 5’er kişilik guruplar halinde çimlere oturmuşlardı… Kimisi enstrüman çalıyor, kimisi de sohbet ediyordu…

***
Hayalimi paylaşmak istedim…

 

Bir Yorum Yazın