Derdi güzel olanın ‘basitle’ ne işi olur?

Gönderi Zamanı: 1 Nisan 2013 07:38 Okunma Sayısı:888 Kategori: Benden Blog

Toplum içersin de ayrışım olmasın diyoruz. Ancak gel gör ki bu ayrışım olmazsa olmaz oluyor bazen. Baktığımız zaman şu söz hep gerçek oluyor. ‘Davul bile dengi dengine’

Bu sözü söyleyen atalarımızı yâd etmek düşer bizlere. Yâd ederken atalarımızın tecrübelerini toplumun en küçük yaştaki bireyine bile çok iyi idrak ettirmemiz gerekir.

Değerli okurlar; Gelişen bir toplumun ana temasını bizler yani insanlar oluşturuyor. Sağlıklı ülkelerin gelişmesi için sağlıklı bireyler yetişmemiz gerekir. Ancak bizler bunu ne kadar başarabiliyoruz. Ne derece de ‘karakterli’ insanlar yetiştirebiliyoruz.

Karaktersiz dediğimiz kesim daha fazla olmasına rağmen karakteri oturan, verdiği sözü tutan, girdiği işten iyi ya da bir sonuç çıkaran ve en önemlisi hayallerini çok geniş kurarak o yolda ilerleyen bir nesilde var bizim toplumumuzda. Tabi bu durumunda tam tersi de yok değil. Bizim inşa etmemiz gereken kesim karakterli insan kesimidir.

Gelelim bu basitlere, karaktersizlere. Kimdir bunlar. Oturun bir kenara. Sadece bir bardak çayı yudumlarken etrafınızı kontrol edin. Sadece izleyin arkadaş guruplarını en küçüğünden en büyüğüne. İnanın ki kişinin oturuşundan bile bunu anlayabiliyoruz. Adam ben ‘basitim’ ben ‘karaktersizim’ diye haykırıyor resmen.

Basitler dediğimiz kesim, üretim yerinde tüketen, hayalinin peşinden koşmak yerine ilk engelde vazgeçip geri dönenlerdir. Yani o büyük olgu var ya ‘Mücadele’ olgusu. Bu olgudan yoksun kişilerdir bu kimseler. Mücadelesi olmayanın, derdi olur mu? Derdi olmayan bir nesil değil midir milletleri yok eden?

‘Yüce Mevla’m bizleri bu tür kişiliğe sahip insanlarla bir araya getirmesin. Geldiysek bile bizleri bu cahil kesimden bir an önce kurtarsın.’ Bence bu dua çok özel ve de güzel bir dua. Geleceğimizi en güzel şekilde inşa edebilmek için güzel arkadaşlar elde etmeliyiz. Tek başına başarıdan çıkacak sonuçla çok kişiyle elde edilecek başarının bir olmadığına hemfikirizdir sanırım.

Güzel yolda ‘kaybettiğimizi’ düşündüklerimiz durum aslında güzeldir. Çünkü onlar o güzel yolda çirkin kalmıştır. Çirkinin güzel yolda ilerlemesi mümkün müdür? Bırakın çirkini, yürüyün güzel olan rotada. Güzel bir eli tutun. Güzel bir yerde durun ki ‘güzeli’ elde edesiniz. O bakımdan mücadelemiz ‘çirkin’ için değil, ‘güzel’ için olsun.‘Güzel dost, güzel arkadaş, güzel iş, güzel eş’ dir benim rotam. Bu rotadan gidelim. Güzel olandan. Güzel olan ‘güzel olanın’ olsun. Rota düzgünse varılan yerde bir o kadar düzgün olur. Rotamız güzel olsun. Rotası bozuk olanın geleceği noktada güzel olması mümkün müdür?

Sığının evrenin sahibine. El açın yerlerin ve göklerin sahibine. Dudaklarınızdan ‘güzel’ olanı isteyin.

Değerli dostlar, sevgili okurlar; emin olalım ki kâinatın efendisi Yüce Allah(c.c.) güzel olan her dileği kabul eder. Ancak bizim hoşumuza gitmeyen bazı durumlar bizi isyan noktasına getirebilir. Emin olunuz ki siz güzel yolda iseniz kaybettim diye düşündüğünüz durum çirkin olandır. Evrenin Şefkatli Sahibi sizin güzel yolda çirkinle yürümenize müsaade eder mi?

Bakın Yüce Allah’ın evrene kılavuz olsun diye gönderdiği Kur-an’ı Kerim’de nasıl bir ifadeye yer veriyor

“Hoşunuza gitmeyen bir şeyde hayır, hoşunuza giden bir şeyde ise şer olabilir.” (Bakara/216)

Muhteşem dimi. O bakımdan, gönlünüz güzel, yolunuz güzel, derdiniz güzel, varılan yerinizde güzel olsun.

Sevgiyle, ‘güzelle’ ve muhabbetle kalın.

 

Bir Yorum Yazın