Demirel’den son ders!

Gönderi Zamanı: 23 Haziran 2015 07:15 Okunma Sayısı:436 Kategori: Genel

Fenerbahçe’nin efsanevi başkanı Ali Şen ile Demirel hakkında konuştuk.

İLKOKULA gittiğim dönemlerde sınıf öğretmenim genel kültürümüzü yoklamak amacıyla “cumhurbaşkanımız kimdir?” diye sorardı. Sınıfça “Süleyman Demirel” cevabı verirdik.

Demirel’in ülke yönetiminde aktif olarak rol adlığı son dönemlerde ilkokul öğrencisiydim. O yüzden Süleyman Demirel hakkında bildiklerim sadece “cumhurbaşkanımız” olmasından ibaretti.

O dönemlerde “Süleyman Demirel vefat edecek, sende onun cenazesine gideceksin.” deselerdi, herhalde inanmazdım.

Ancak nasip oldu, mesleğimiz gereği Süleyman Demirel’in son yolculuğuna uğurlandığı o anlara tanık olabildim.

Demirel, 91 yıllık yaşamına kuşkusuz engin bir hayat tecrübesi sığdırdı. Küçük bir köyden çıkıp, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne, oradan Başbakanlığa en son olarak da Çankaya’daki Cumhurbaşkanlığına uzanan koca bir tecrübeden bahsediyoruz.

Demirel öldü, ancak onu bu hayatta var edecek pek çok eseri mevcut. Demirel hakkında arşivleri biraz karıştırdığımda, eserlerinden çok söylediği sözlerle daha çok hatırlanacağa benziyor. -Aslına bakarsanız söylenen sözde “kişinin eseri” olarak karşımıza çıkıyor.-  “Söz uçar, yazı kalır” derler… Ancak, Süleyman Demirel’in söyledikleri uçacak gibi değil.

DEMİREL SÖZLÜĞÜ

İŞTE arşivlerde karşıma çıkan, hiç tozlanmamış, ilk günkü tazeliğini koruyan o eşsiz sözler;

**

Neresini sıkacaktım

60’lı yıllar… Kıbrıs meselesi nedeniyle İngiltere’yle Türkiye’nin arası kötü. Tam da bu sırada Demirel İngiltere’ye ziyarete gidiyor. Dönüşte gazetecilerle arasında geçen diyalog ise şöyle:

-Efendim, neden İngiliz Dışilişkiler Bakanı’nın elini sıktınız?

-Neresini sıkacaktım kardeşim.

**

6 kere gittiysem 7 kere geldim

Başbakanken bir programda kendisine “sizi o bulunduğunuz yerden altı defa indirdiler, hala orada nasıl duruyorsunuz?” diyen gazeteciye verdiği cevap “Ben altı kere gittiysem yedi kere geldim”

**

Ege zaten bir göl değildir

12 ada konusunda Yunanistan ile yine sorun yaşanmış, karşılıklı kılıçlar çekilmiş. Ertesi gün kabine toplanmış ve toplantı uzun saatler sürmüş. Dışarıda gazeteciler merakla yapılacak olan açıklamayı bekliyor:

– Sayın Başbakan, Yunanistan Ege Denizi’nin bir Yunan gölü olduğunu iddaa ediyor. Cevabınız ne olacak?

– Ege bir Türk gölü değildir. Ege bir Yunan gölü de değildir. Ege zaten bir göl de değildir!

**

Kimin aklına gelirdi patlayacağı

Kırıkkale’de cephane fabrikası patlamıştır. Neden önlem alınmadığı gazete manşetlerinden inmezken Demirel kendi üslubuyla olayı değerlendirir:  Kimin aklına gelir patlayacağı?

**

– Ben bir gün evimde otururken Çankaya’ya çıkayım diyerek çıkmadım.

**

– Meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz!

**

ALİ ŞEN DEMİREL’İ GAZETE 3’E ANLATTI

CENAZE namazı Demirel’in kendi köyüne kazandırdığı “Demirel Külliyesi”nde kılındı. İslamköy belki de tarihinin en kalabalık günlerine şahitlik etti. Kalabalık arasında aktif ve pasif siyasetçileri, sanat dünyasından pek çok ismi yan yana gözlemledim. Külliyenin bahçesinde yürürken ilk olarak karşımıza Mehmet Ağar çıktı. Biraz daha yürüdüğümde Tük İş Dünyasının önemli isimlerinden Ali Koç ile karşılaştık. Külliye’nin içerisinde bulunan “Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi”nde CHP eski genel başkanı, milletvekili Deniz Baykal ile kısa bir sohbetimiz oldu.

“En büyük makam halkın kalbidir”

Son olarak ise Fenerbahçe’nin efsanevi başkanı Ali Şen ile karşılaştık. Demirel üzerine sohbet ettik. Ali Şen’in Süleyman Demirel ile ilgili düşüncelerini sizlere aktarmadan bir sözünü cımbızla çekmek istiyorum. Ali Şen, onu bence en güzel bu cümleyle ifade etti; “Demirel, başbakanlıktan cumhurbaşkanlığına her türlü makamı gördü. Fakat en büyük makam halkın kalbidir.” Şimdi Ali Şen’ e dikkat kesilelim; “Bir köyde doğdu. Büyük bir ülkenin cumhurbaşkanlığını yaparak vefat etti. Başbakanlığı, cumhurbaşkanlığı gibi her türlü makamı gördü. Fakat en büyük makam bu gördüğünüz halkın kalbi. Kastamonu’dan, Sivas’tan, Kars’tan gelen hemşerilerimiz var. Büyük bir devlet adamıydı. İmkânsızlıklar içerisinde geçen Türkiye’nin zor yıllarının mimarıydı. Büyük bir Türk politikacısıydı. Allah rahmet eylesin.”

**

DEMİREL’DEN SON DERS

SÜLEYMAN Demirel giderayak bugünün tüm siyasilerine çok güzel bir ders verdi. Dersin adı: “Kibirlenmeyin. Sizde öleceksiniz!” oldu.

Ali Şen’in son cümlesindeki temenniyi bizlerde yeniden zikredip, noktayı koyalım.

Allah, rahmet eylesin.

23 Haziran 2015 – Gazete 3

Bir Yorum Yazın