Daha ne olsun?

Gönderi Zamanı: 24 Nisan 2014 07:12 Okunma Sayısı:447 Kategori: Afyonkarahisar

Mizanpaj 1Önceki hafta Turizm haftasını kutladık.

Yâda kutlamaya çalıştık.

Etkinliklerin ilk adresi Uydukent’ de ki Hattat Ahmet Karahisari Kültür ve Sanat Merkezi oldu.

Ortaokul ve lise öğrencileri 500 kişilik salonu tıka basa doldurdu.

Sahneye ilk önce Kültür Turizm İl Müdürü çıktı.

Kültür Müdürü, bize kültürün turizme katkısını anlatmaya çalıştı.

Kültürü, turizmi, kâğıttan okuyan Kültürü Müdürü, bize sağ olsun kültürü anlatabildi.

Daha sonra ışıklar söndü.

Bir film oynamaya başladı.

‘Afyonkarahisar’ tanıtım filmiymiş.

Bir an kendimi Amsterdam’da hissettim.

Sanki yakın zamanda Türkiye’ye gideceğim ve bu tanıtım filminde gördüğüm şehri gezeceğim gibi hissetim.

Sonra kendime geldim.

Afyon’da ‘Afyonu tanıtan bir tanıtım filmi’ izlemenin büyük heyecanını yaşadım.

Arkasından üniversiteden bir hoca çıktı.

Başladı, ‘Termal Suların Destinasyonuyla’ alakalı bir sunum yapmaya…

Öğrenciler, bu kadar güzel bir konu olurda bayılmaz mı?

Destinasyon bu, boru değil sonuçta.

Koltuklarında duramayan öğrenciler heyecandan oldukları yerde pat diyerek bayılıverdi.

Kimisi bu kadar güzel bir konuyu dinlerken, bayılmamak için kendisini zor bela dışarı attı.

Allah’tan 45 dakikada bitti sunum.

Maazallah bu kadar güzel sunum yüzünden salondaki herkes telef olup gidecekti.

Bir daha ki sene için bir fikrim var.

Bu sene madem termal suyun destinasyon konusunu öğrencilere anlattık.

Gelecek sene meşhur Afyon sucuğunun tavada mı yoksa mangalda mı iyi piştiğini anlatalım.

Sunumun adı da ‘Sucuğun tavadaki ve mangaldaki destinasyonu’ olsun.

Hatta bununla da sınırlı kalmayalım.

Sahnede bunu canlı canlı gösterelim ki akılda kalıcı olsun.

Bunu çok iyi anlatalım.

Anlatalım ki gelecek nesil bunu çok iyi kavrasın…

**

Şimdi gelelim düne.

23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramına gidelim.

Kapalı Spor Salonunda çocuk bayramı coşkuyla kutlandı.

Öyle bir coşku vardı ki, çocuklar bu coşkuya Barış Manço’nun ‘Bu Dünya fani dünya’ parçasıyla eşlik etti.

Arkasından da, ‘Bu dünya ne sana ne de bana kalmaz’ diyen çocuklar, Ulusal Egemenlik bayramının tadını doyasıya çıkardı.

Bir an bekledim.

Acaba Orhan Gencebay’dan ‘Batsın bu dünya’ ne zaman gelir diye sabırsızlandım.

Bundan sonra da ‘Bir şişe şarap sırdaşım olsun’ parçasını çalsalar ne güzel olurdu…

Müzik öğretmenini kınıyorum.

Onlar var bunlar neden yok?

Önümüzdeki yıl repertuvara bu parçaları da ekleyelim.

**

Kültürü, kültür müdürü kâğıttan okudu.

Afyon’u Afyonda, tanıtım filmleriyle tanıdık.

Ortaöğretimdeki çocuklarımıza Turizm haftasında, ‘termal suyun destinasyonunu’ anlattık.

23 Nisanda çocuklarımız, dünyanın fani olduğunu söyledi.

Daha ne olsun?

Anahaber-24.04.2014

Bir Yorum Yazın