Çizgi insan

Gönderi Zamanı: 7 Şubat 2014 16:28 Okunma Sayısı:503 Kategori: Afyonkarahisar

Mizanpaj 1Eskiden bizlerin çocukluğunda sabah saatlerinde çizgi filmler yayınlanırdı.

Temel Reis, Pokemon, Baks Bani, Tom ve Jerry gibi çizgi filmler bizim zamanımızda en çok izlenenlerdi.

Sabah saat 9’da TV karşısına koşardık.

Ortalama 15 dakika sürerdi bir çizgi film ve biterdi.

Bizim o günkü çizgi film seyretme süremizde bu zaman çerçevesinde sona ererdi.

Ertesi güne beklemeye başlardık.

Sadece 15 ila 20 dakikada her şey biterdi.

**

Gelelim bugüne.

15 ile 20 dakikayı bırakın, çocuklar artık çizgi film izleyeceğiz diye uyumuyor.

Televizyonlar sayısız çizgi film kanalıyla tanıştı.

7 gün 24 saat kesintisiz, çizgi filmi ekranlara taşıyorlar.

Sabah kalkıyorlar çizgi film, öğlen oluyor çizgi film, akşam oluyor çizgi film, gece oluyor çizgi film.

Çocukların tüm zamanı televizyon karşısında anlamsız, ders vermeyen-ders verici, eğitici çizgi filmleri tenzih ederim- çizgi filmlerle geçiyor.

**

Anne babalar ise yolun başında ipin ucunu salıveriyor.

Çocuk çizgi filme alıştığı an artık ayrılamıyor.

Anne yada baba kanalı değiştirdiğinde ise çocuk ağlıyor, netice itibariyle ‘ağlamayana meme yok’ deyimiyle memeyi kapıyor.

Çocuk ağlamasın, çocuk hırçınlaşmasın diyerek çocuklar televizyon dediğimiz kutunun karşısına oturtuluyor.

Saatler geçiyor çocuk o kutu karşısından kopamıyor.

Bütün dünyası o kutu oluyor.

Tabiri caizse anne evladının geleceğine en büyük kötülüğü ediyor.

Ağlamasın diyerek memeyi dayıyor ağzına.

Tabiri yerinde sanırım burada bu ifadeyi kullanmak istiyorum.

‘Doğurup TV karşısına atıyor’

**

Zaman geliyor, çocuklar okul yaşına erişiyor.

Okula giden ‘çizgi film insanı’ hayatın çizgilerini de çizgi film gibi görüyor.

Gerçek çizgilerle, çizgi filmin çizgilerini karıştırıyor.

Öyle ki ‘olgun insan’ dediğimiz kesimin toplumda çok az olduğunu cıvık insanların bolluğundan anlayabiliyoruz.

Çizgi filmlerle çocukların kafasına yıllarca saçma sapan, abuk sabuk bilgiler empoze ediliyor.

Eskiden bunun bir dozu vardı şimdi ise bu dozu sınırsız hale getirdiler.

Daha önceden ‘saçma düşünceli insan’ az yetişirdi, şimdi saçmalayan ‘çizgi insan’ yetişiyor.

**

Malum anne ve babalarında ülkemizdeki eğitim seviyesi çok gerilerde.

Çocuk yaşlarda gelin edilen annelerimiz bize ne kadar doğru bilgiyi verebilir ki?

Kadın bizim iyilimizi istiyor ama iyiliği bize nasıl vereceğini bilmiyor…

Çünkü o daha çizgi film seyredeceği zaman sizi kucağına almış.

‘Oğlum/kızım çalış’, ‘derslerine dikkat et’ demekten başka bir şey veremiyorlar maalesef.

Çocukların geleceği başlamadan sönüyor.

**

Netice olarak;

Okumaktan aciz,

Araştırmaktan aciz,

Merak etmekten aciz,

Heyecan duymayan,

Hareket etmeyen,

Keşif etmeyen,

Gezmeyen,

Erinen,

40 yaşında 10 yaşındaki gibi düşünen,

‘Çizgi insanlarla’ tanışıyoruz.

**

Sonuç olarak;

Bilim insanı yetişmeyen,

Bilgi kapasitesi normalin altında kalan,

Sporcu yetiştiremeyen,

Teknolojiyi satın almak zorunda olan,

Kültür yoksunu,

Dedikoducu,

İlim ve bilimden uzak,

Dışa bağımlı,

Bir toplum inşa ediyoruz.

**

‘Çizgi insan’ bolluğunun yaşandığı bu ülkede görev yapan Radyo Televizyon Üst Kurulu(RTÜRK) ne işe yarıyor biri bana anlatır mı?

***

Mevlevi Türbe Camiinin tuvaletleri

Afyonkarahisar’ın tarihi yapılarından bir tanesi de kuşkusuz Mevlevi Türbe Camiidir.

İlimize gelen turistlerin ilk uğrak noktalarından bir tanesidir Türbe Cami.

Ancak tarihi yapının, tuvaletleri de tarihi devirden kalmış sanırım.

Boyunuz 180 cm veyahut üzeriyse-benim gibi- başınızı eğmeyi unutmayın, başınıza çarpan bir tahta parçası sizi yaralayabilir.

Birde kapıları kilitlemek üzere konulan mandallar ile mandalın geçeceği yuva uyumlu olmadığı için kapınızı kilitlemek için vakit kaybetmeyin.

Naçizane bir öneri de eklemek isterim cami için.

Malum köy ve beldelerde bulunan camilerin şadırvanlardan bile artık sıcak su akıyor.

Bence sıcak su Türbe Camiine de yakışacaktır.

Hatta termal su akıtalım musluklardan millet su görsün. 

Bir Yorum Yazın