Büyükşehir değil, büyük beyin

Gönderi Zamanı: 18 Aralık 2014 21:03 Okunma Sayısı:389 Kategori: Afyonkarahisar

“Büyükşehir” yada “bütünşehir” olma konusu sık sık dillendirilmeye başlandı. Meramımıza geçmeden önce sözü bu şehri yönetenlere bırakalım;

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu: İstanbul, İzmir ve değişik illerdeki vatandaşlarımızı buraya aldırsaydık büyükşehir oluyorduk. Ancak, Afyonkarahisar zaten ilk büyükşehir olacak iller arasında yer alıyor.

Afyonkarahisar Valisi Hakan Yusuf Güner: Büyükşehir süreci inanıyorum ki çok fazla sürmeyecek. Ben buradayken Afyonkarahisar’ın büyükşehir olacağına inanıyorum.

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ürün: Büyükşehir olmamız için 45-50 bin kişiye ihtiyacımız var. Herkes üzerine düşeni yaparsa 6 ayda büyükşehir oluruz.

İl Genel Meclisi Başkanı Salih Sel: Büyükşehir olmanın elbette büyük artılar var. Afyonkarahisar’ın büyükşehir olabilmesi için çalışmalarımız var. Bazı çalışmalara çok önceden başlasaydık şu anda beklide büyükşehir olabilirdik.

Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burhanettin Çoban:Büyükşehir olmanın şehre çok büyük bir güç katacağına inanıyorum. Ayrıca büyükşehir olunca gelirlerimizde artacak. Bu artan gelir şehre hizmet olarak yansıyacak.

**

Bu demeçler sadece şehrin yönetiminde söz sahibi olan kişilere ait.

Pek çok sivil toplum kuruluşu da bu söylemlere benzer açıklamalar yapmıştı. (Dileyenler internet ortamında biraz arşiv karıştırabilir)

Bir kafesin içerisinde hastalığa kapıldığını düşünen bir kuş gibi “büyükşehir olalım” diye türkü yakmaya başladık!

“Büyükşehir olacağız, büyükşehir olmalıyız” diye dert yanacağımıza “büyük beyinler yetiştireceğiz, büyük beyinlere sahip olacağız” deseydik, eminim çok daha faydalı bir söylemi haykırmış olurduk.

Bu şehrin büyükşehirden ziyade, büyük düşünen beyinlere ihtiyacı var.

**

Zihnimize birkaç soru yöneltip, kanayan yaralarımıza parmak basalım.

-Büyük düşünen beyinlerin hayat bulduğu bir şehirde, “büyükşehir” olmaya ne gerek var?

-Şehrin büyükşehir olması, içerisinde ki “küçük düşünen beyinlerin” varlığını azaltacak mı?

-Büyük düşünen beyinlerin yönettiği bir şehirde, ilçede, kasabada “büyük sorunlardan” bahsetmek mümkün mü?

-Büyük düşünen beyinlerin yetiştiği bir şehirde mi ahlaksızlık oranları fazlaca görülür. Yoksa övündüğümüz büyükşehirlerimiz de mi?

-Büyük düşünen beyinlerin yaşadığı şehirlerde mi ufku geniş insanlar yetişir, yoksa büyükşehirlerde mi?

**

Bize ufkunu geniş tutan,

Bize sorgulayan,

Bize düşünen,

Bize fikir zikreden,

Bize üreten beyinler gerek.

Bütün bunların yetiştiği bir şehir inşa etmeliyiz. Bunun adına ister büyükşehir,  ister bütünşehir deyin. Kalıp önemli değil. Önemli olan içeriğin dolu ve zengin olması.

**

Ben buradan “büyükşehir” yerine “büyük beyin” önerisinde bulunuyorum.

Sözlerimi, Napoléon Bonaparte’nin güzel bir sözüyle noktalamak istiyorum.

“İki şey dünyaya hükmeder; biri kılıç, diğeri düşünce. Kılıç, eninde sonunda düşünceye yenilir.”

 

Bir Yorum Yazın