Budur benim pencerem…

Gönderi Zamanı: 18 Kasım 2013 08:08 Okunma Sayısı:398 Kategori: Benden

Güzel arkadaşlıkların yaşandığı, güzel sohbetlerin yapıldığı, çirkin insanların toplum içinde olmadığı, her daim güzelliklerim konuşulduğu bir ülke…

O ülke bizim ülkemiz olsun. Edebin, adabın, bilgininin, kültürün, ilmin, bilimin, fennin ve de ahlakın hâkim olduğu bir ülke.

Türk’ün Kürt’le, Çerkez’le, Rum’la, Aleviyle, Laz’la komşu olduğu bir ülke.

Akşamüzeri sıcak bir çayını o komşularıyla paylaşan bir ülke.

Düğününde, cenazesinde el ele verilen bir ülke.

Irkın değil, insanlığın ön planda olduğu bir ülke.

Renklerin tat verdiği bir ülke.

Çocukların mutlu olduğu bir ülke.

Samimiyetin her kesime yayıldığı bir ülke.

Bir sıcak çorbaya her kesimden kaşık sallayan bir ülke.

Güzel türkülerin söylendiği bir ülke.

Annelerin ağlamadığı bir ülke.

İnsanların ölmek, öldürmek yerine yaşamayı, yaşatmayı tercih ettiği bir ülke.

Sahte yüzlerin, basiretsiz bukalemun tarzında olan adamların olmadığı bir ülke.

Güzel ve de umut dolu bakışların hakim olduğu bir ülke.

Gelecek kaygısının olmadığı bir ülke.

Sivil Toplum kuruluşlarının temsilcilerinin kendi ceplerini düşünmediği, temsil ettiği sivil halkın haklarını savunduğu bir ülke.

**

Budur benim hayalim.

Budur benim söylemim.

Budur benim haykırışım.

Budur benim derdim.

Budur hep sorulan benim dünya görüşüm.

**
Hayalimin gerçekleşmesi hayali, umudu ve duası ile…

**

Sözlerimi dava adamı, dürüst siyasetçi merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun sözleriyle bitirmek istiyorum.

“Başparmağım sağcı, İşaret parmağım solcu, Yüzük parmağım Türk, Serçe parmağım Kürt, sonuç olarak hangisini kesersem acıyor.”

Sevgiyle, dostça, insanca, muhabbetle kalın.

Bir Yorum Yazın