Ben Solcu muyum? Sağcımayım?

Gönderi Zamanı: 27 Ocak 2012 23:05 Okunma Sayısı:530 Kategori: Benden Genel

Ben neredeyim. Anlamıyorum bu yaşlarda. Yirmi yaşında bir genç görüşünü belli etmeli diyor çevremizdeki sözde “büyükler”. Evet kafamı çok karıştırır oldu bu görüşler. Bu yüzden kendimi bir yerlere yerleştirme çabası içerisine girdim.

Önce o sözde büyüklerin gittiği yolu takip ettim. “Ben sağcıyım ” diyen bir kişiyi izledim. Nasıl bir görüştü bu anlam vermeye çalıştım. Neydi bu sağcılık? Merak ettim. Türk değerlerine çok önem veriyor. Özellikle “Türk” ismini almışlar başlarının üzerlerine koymuşlar tıpkı benim gibi. “Vatan” diye haykırıyorlar meydanlarda, şehit cenazelerinde. Bilmiyorum bir şeylerin eksik olduğunu hisseder gibi oldum. Çok sıcak kanlılardı. Samimiydiler. Ancak bir şeyler eksikti.  Cevabını aradığım bu anlarda bir takıntıları olduğunu sezdim.  Bölünmüş bir halk olduğunu anladım. Ben bu bölünmüşlüğün bir tarafındaydım. Ama diğer tarafa da baktım. Onlarda bizdendi. Neden bölünmüştük? Eksiklik hissettiğim için koptum. Biraz boşlukta kaldım ve kendimi diğer tarafa attım.

Ayrıldım. Sözde “Solcuyum, sosyalistim” diyen bir kişiye. İzledim. Özgürlük türküleri, demokrasi kavgası veriyorlar tıpkı benim gibi. Ama biraz derine indim. Sevmiştim bu demokrasi kavgasını. Bende katıldım bu halk kardeşliğine. Onlardan olmuştum. Bende onların deyimiyle “Devrimci” olmuştum artık. Hoşuma gitmişti. Sonra baktım ki.. Onlarında bir takıntısı vardı. Halkların kardeşliğini isteyen bu kişiler sözde “Sağcılar” kesimine takıntılı olduğunu gördüm. Demokrasi kavgası veren, her yerde halkların kardeşliği diyen bu kişiler başta kendi halkını sevmiyordu. Bunlar ne Demokrasi yapabilir, nede Devrim yapabilir diyerek oradan da attım kendimi özgürlüğe.

Özgürlük…

Sanırım bu sefer olmuştu. Tarafımı bulmuştum. Ben bu iki gruptan değildim. Anlamıştım. Ben bu grupların sakındıkları her şeye cesaret edebiliyordum. Ben hayatı yaşayabiliyordum. Takıntım yoktu benim. Ben bir şeylere bağlı kalmamalıydım. Ben müzik dinlerken “o grubun sanatçısı” diye ayrım gösteren bir grupta olamazdım. Ben televizyonda bir grubun lideri çıktığında onu en iyi şekilde dinleyip anlamalıydım. Onu dinlemeden küfür edenlerden olmamalıydım. Ben diğer grup diye adlandırılan insanla fikir tartışması yapabilmeliydim. Kendimi bilgili sanıp karşı tarafı cahil diyerek konuşmamazlık etmemeliydim. Ben “Babam bu partiyi tutuyor, dedem eskiden burada hızlıymış” deyip o grubun arkasından koşan kişi olmamalıydım. Ben “babamın” istediği gibi değil ben kendim istediğim gibi olmalıydım. Ben bu ülkenin değerlerini hiçe sayan bir özgürlükçü anlayıştan yana değil bu ülkenin çıkarlarını savunan bir özgürlükçüden yana olmalıydım. Ben etrafına sadece seçkin insanları alanların yanında değil, yanına köylüsünü, işçisini, kadınını, sivil toplumu, öğrencisini kucaklayan bir yerde olmalıydım. Ben takıntı haline gelmiş bir oy kullanmamalıydım. Ben birilerine bağlı kalmamalıydım. Birileri ne derse onun arakasından koşmamalıydım. Ben diğer arkadaşım bir diğer grupta diyerek onu kötü şekilde eleştirmemeliydim.

Liste daha çok uzar… İşte ben uzatan biride olmamalıydım 🙂 diyerek bitirmeliydim cümlelerimi.

Ben şunu yapmalıydım. Ben huzuru isteyen, içersin de kin ve nefretin olmadığı, “öteki ” diye bir ayrımın olmadığı, muhabbet ve sevgi dolu bir insan topluğunu seçmeliydim. Toplumun bir kesimini kucaklayan diğer kesimine sırt çeviren bir insan olmamalıyım.  İstediğim şehir de istediğim gibi kimliğimle ayrımcılık olmadan dolaşmalıydım. Etnik grupların içersine girmeden tüm insanlarla ortak bir noktamız olduğu için en iyi şekilde anlaşmalıydım. O ortak nokta ise hepimizin Kainatın sahibi tarafından yaratılmamızdı.

İşte sözlerin bittiği nokta. Kainatın sahibi bizleri “öteki ” diye yaratmadığı halde bizler neden birbirimizi ötekileştiriyoruz.

Ben ne onun nede bunun yanındayım. Ben muhabbetin ve sevginin olduğu her yerdeyim. Ben huzurun ve kardeşliğin konuşulduğu her yerdeyim. Mevlana gibi Aşkını arayanlardanım. Tebrizli Şems gibi Aşkı yaşayanlardanım. Ben güzel insanların olduğu her yerdeyim.

Çünkü ben “öteki” değilim…

“Ötekileşen” bir Dünyanın’nın olmadığı bir Dünya hayal ediyorum. N.A

Bir Yorum Yazın