ANILAR VE HATIRALARIN BİRİKTİĞİ ŞEHİR: BURSA

Gönderi Zamanı: 10 Mart 2018 16:31 Okunma Sayısı:76 Kategori: Köşe Yazıları Nail Geziyor

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun daveti üzerine geçtiğimiz cuma akşamı Uludağ’a yola çıktık.

Gezinin amacı hem Uludağ’daki tesisleri, doğal güzellikleri yerinde incelemek hem de biraz mola verip dinlenmekti.

Bir ay öncesine kadar Zeytin Dalı Harekâtı kapsamında sınırın sıfır noktasında ve Suriye’nin çeşitli bölgelerinde görev yapmış, vazifemizi tamamlayıp yeniden Afyon’a dönmüştük.

Döner dönmez kaldığımız yerden devam edip işimize sarılmıştık.

Bu sürede dinlenmeyi unutmuştuk.

İşte bu gezi bu anlamda tam zamanında geldi.

Biliyorsunuz Peygamber Efendimiz, “Seyahat edin, sıhhat bulun” buyurmuştur.

Bu hadis bile seyahatin sıhhat verdiğini, insana şifa olduğunu ifade etmektedir.

Çünkü seyahate çıkan kişi kendi dünyasından başka bir dünyaya misafir olur. Yeni mekânlar, yeni insanlar tanır. Ruhu yeniliklerle beslenir ve tazelenir. Bu durum bireyi daha mutlu ve huzurlu kılar.

Neyse seyahatin önemini bir kenara bırakıp Uludağ’a tırmanalım.

ŞAŞIRTAN VE GURURLANDIRAN OLAYŞAŞIRTAN VE GURURLANDIRAN OLAY

Cuma günü saat 14.30’da Afyon’dan hareket etmiş ve akşam 20’de Uludağ’daki oteller bölgesine ulaşmıştık.

Her basın mensubu bir otelde konaklamadı.

Kimisi ailesiyle kimisi arkadaşlarıyla çeşitli tesislerde yerini aldı.

Bizim içinde 2’nci Oteller Bölgesi’nde yer alan Karinna Otel’e giriş yaptık.

Resepsiyon da giriş işlemlerimizi yaptırıyorduk ki yanımıza biri yaklaştı.

“Arkadaşlar siz Afyonlu musunuz?” diyerek sokulan biri geldi.

Hep birlikte “evet” manasına gelen birkaç kelam ettik.

Kendisine gazeteci olduğumuzu ve bakan beyin davetlisi olarak buraya geldiğimizi anlatmaya çalıştık.

Durumdan haberdar olduğunu söyledi ve bizi şaşırtan şu cümle ağzından dökülüverdi:

“Arkadaşlar aranızda Türkeli Gazetesi’nden gelen var mı?”

Çok şaşırmıştım.

Mensubu olduğum Türkeli Gazetesi Afyonkarahisar’ın 67 yıllık köklü bir gazetesi.

Şehrin bir nevi yaşayan bir hafızası.

Her türlü iftiraya rağmen doğru bildiğini söyleyen, yapıcı, devletin ve milletin yanında yer alan bir gazete.

Milli ve manevi duygulara can vermek için çırpınan bir kurum.

Fakat Afyon’un mahalli gazetesinin Türkiye’nin önemli turizm mekânlarından olan Uludağ’da biliniyor olması bizi hem şaşırtmış hem de bu kurumda çalışmaktan dolayı gururlandırmıştı.

Şaşkınlığı bir kenara bırakıp gazetedeki mesai arkadaşım Mehmet Karakaş ile “Biz varız” dedik.

Bu sözümüzden sonra bu kişi önce birkaç saniye durdu, nefes aldı ve konuşmaya başladı: “Arkadaşlar benim adım Harbi. Soyadım ise Türk. Yani Harbi Türk. Bende bir Afyonluyum. Yıllar önce ailemle buraya yerleştik. Şimdilerde bu otelin müdürlüğünü yapıyorum. Türkeli Gazetesi’nin bende ayrı bir yeri vardır. Bir ihtiyacınız olursa bana ulaşın. ” dedi

Bu sözler bile Türkeli Gazetesi’nin ilkeli ve yapıcı yayın politikasının ne kadar doğru ve yerinde olduğunu ortaya koydu.

Daha da söylenecek bir söz yada kelam yok.

Memleketimizden uzakta bir hemşerimizi görmek hepimize çok iyi geldi ve o gün akşam odamıza çıkarak dinlenmeye geçtik.

KAR ÜZERİNDE ÇOCUK OLMAK2 MİLYONA YAKIN TURİST GELİYOR

Uludağ Milli Parklar Müdürü Ozan Hacıalioğlu, geçen yıl Uludağ’a 1 Milyon 608 bin turistin geldiğini söylüyor.

Uludağ’da toplam 200 tane ahşap orman evi, 75 tane ahşap orman köşkü ve 24 otel bulunuyor.

Bunlar muazzam rakamlar.

İnsanlar doğal olanı görmek için Türkiye’den ve Dünya’dan Uludağ’a akın ediyor.

Darısı Afyon’un başına…

TELEFERİK VE BURSA GEZİSİ

Uludağ’dan teleferikle Bursa merkezine inmeniz mümkün.

Yaklaşık 9 kilometrelik bir hat üzerine inşa edilen teleferik Uludağ’da ki turizmine büyük katkı sunuyor.

Gidiş-dönüş için 38 lirayı gözden çıkarmanız gerekiyor.

Sarı basın kartı sahipleri için teleferik hizmeti ücretsiz.

Teleferik ile ortalama 40 ile 50 dakika içersinde Bursa merkezine iniş yapmak mümkün.

2543 rakımlı Uludağ’dan inerken dağların yamaçlarında biriken karların eriyip küçük bir pınara dönüştüğüne şahit olduk.

Ağaçların arasından geçe geç Bursa merkezine ulaştık.

BURSA’NIN AYASOFYASI: ULU CAMİ

Burada ilk durağımız tarih kokan Bursa’nın en kutsal mekânlarından olan Ulu Cami oldu.

Cami’nin üç kapısı bulunuyor.

İçeride bulunan turist kafilelerinin rehberlerine çaktırmadan kulak misafiri oldum. Onlardan duyduğum hikayeyi hislerimize tercüman olması için anlatalım:

“Evliya Çelebi’nin ifadesiyle Ulu Cami Bursa’ nın Ayasofya’sıdır. Somuncu baba caminin yapıldığı sıra buraya gelir işçilere hayrına somun dağıtırmış. Somuncu baba bir gün gene orda ekmek dağıtırken Hızır a.s’ın orda olduğu fark etmiş, kolundan tutup “sen Hızırsın anladım” demiş. “Buraya gelip her gün namaz kılacağına dair söz vermezsen buradaki herkese senin Hızır olduğunu söylerim” demiş.

Hızır a.s her gün geleceğine dair söz vermiş ama oda bir istekte bulunmuş.

“Hangi vakit geleceğimi bana kalsın” demiş.

Bunun üzerine Hızır a.s Ulu Cami’deki vav harfinin önünde her gün gelip hangi vakit olduğunu bilinmez ama orda namaz kılıyormuş.”

Namazımızı kılıp yolumuza devam ediyoruz.

KOZA HAN VE MUHABBETKOZA HAN VE MUHABBET

Ulu Cami’nin etrafı tarihin merkezi adeta. Adım attığımız her taraf kervansaray…

Bu tarihi yapılar geçmişte olduğu gibi ticaretin merkezi olmuş durumda.

Kuyucumlar Çarşısı, Bakırcılar Çarşısı ve daha pek çok meslek dalı bu tarihi yapılarda can bulmuş durumda.

Haftanın her günü inanılmaz bir kalabalık var.

Akın akın insanlar üzerimize yürüyor.

Bizde kendimizi yine tarihi bir yapının kapısından içeri atıyoruz.

Koza Han’dayız.

Bizdeki Taş Medrese’nin çok daha geniş bir alana hitap ettiğini hayal edin.

Han’ın içi kalabalık bir insan kitlesini ağırlıyor.

Sandalye ve masalarda boş yer bulmak zor görünüyor.

Bir yer bulup kendimize çay ısmarladık.

Mustafa Bayer, Mevlüt Tınaz, Mehmet Karakaş ve ben keyifli bir sohbet edip, bu sohbete Koza Han’ı şahit kıldık.

İSKENDER KEBAP VE BURSA

Bursa’ya gidip İskender Kebap yemeden dönmek olmaz deyip kendimizi Koza Han yakınlarında bulunan Tarihi Çınar Kebapçısında buluyoruz. 31 yıllık bir işletme burası.

Kendimize bol tereyağlı kebap söyleyip acıkan karınlarımızı doyurduk.

Bunun için tekli kebap için 15 lira ödedik.

Tadı güzeldi, tavsiye ederim. Fakat Afyon’daki tekli İskenderlere göre boyu biraz küçük gelebilir.

KAR ÜZERİNDE ÇOCUK OLMAK

Teleferik ile yeniden Uludağ’daki oteller bölgesine geçiyoruz.

Burada profesyonel bir kayakçı olmadığımız için kendimize bir kızak buluyoruz.

Dikey bir tepeye çıkıp kendimi kızağın üzerine bıraktım.

Çocuklar gibi hızla kaydım, yere düştüm, eğlendim.

Kısacası yeniden çocuk oldum.

 

CANLI MÜZİK VE KARİNNA OTEL

Karinna Otel’in en üst katında Kaptan Köşkü bulunuyor.

Akşam kendimizi buraya attık.

Solist Vildan birbirinden güzel parçalarla bizim ruhumuzu dinlendirdi.

6 YIL SONRA BULUŞTUK6 YIL SONRA BULUŞTUK

Bursa seyahatinin en güzel ve en kıymetli yanı ise üniversite arkadaşım, kıymetli dostum Ezgi Yıldız ile 6 yıl aradan sonra yeniden bir araya gelmemiz oldu.

Düğün hazırlıkları olsa da geç saatte de olsa evinden kalkıp yanıma geldi. Ertesi günde şehir merkezinde görüşme fırsatımız oldu.

Ezgi, Kosava göçmeni bir ailenin kızı.

Güzel ve temiz yürekli biri.

8 yıl evvel sınıfa ilk geldiği günü hatırlıyorum.

Kahve renkli deri bir montla içeri girmiş ve sessizce bir köşeye oturmuştu.

Zamanla dostluk ve arkadaşlık bağımız kuvvetlendi.

Birlikte pek çok proje dersine imza attık.

Zaman bize pek çok anı ve hatıra biriktirme fırsatı sundu.

Bazen birlikte üzüldük, bazen de birlikte sevindik.

Ezgi ile 6 sene sonra biriktirdiğimiz hatıraların tozunu yeniden alma fırsatı yakaladık.

Dostluğumuzu ve arkadaşlığımızı baki kıldık.

TÜRKELİ AİLESİDE ORADAYDITÜRKELİ AİLESİDE ORADAYDI

Bu seyahatte Türkeli ailesi olarak yer aldık.

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Hacı Hakkı Özsoy ve muhterem eşi Aysel Özsoy…

Gazetemiz muhabirlerinden Mehmet Karakaş ve ben Nail Azbay bu seyahatte birlikteydik.

Hep birlikte güzel anılar ve hikayeler biriktirdik.

TEŞEKKÜRLER

Bu seyahati tertip eden Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu başta olmak üzere, emeği bulunan;

Doğa Koruma ve Milli Parklar Afyonkarahisar Şubesi’nden Rahime Çolak ve Melahat Özbay hanımefendilere… Musa Duru beyefendiye…

Orman ve Su İşleri Bakanlığı 5’nci Bölge Müdürlüğü’nden Cihan Yüksel, Şenol Yıldız ve Volkan Tanışman’a…

Bu sayfada gördüğünüz sayfadaki fotoğraflarda emeği bulunan Gazeteci ağabeyim Mustafa Bayer ve dostum Mevlüt Tınas ile Mehmet Karakaş’a gönülden teşekkür ediyorum.

Türkeli Gazetesi – Nail Azbay

 

 

Bir Yorum Yazın