Akademik pencereden “büyükşehir” meselesi

Gönderi Zamanı: 20 Aralık 2014 16:55 Okunma Sayısı:430 Kategori: Afyonkarahisar

Büyükşehir tartışmaları devam ederken işi siyasi kulvardan uzaklaştıralım istedim. Bu noktada Kanal 3 ekranlarında sunuculuğunu üstlendiğim Söz Hakkı programında Afyon Kocatepe Üniversitesi, Bolvadin  Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Cantürk Kayahan’la büyükşehir üzerine konuştuk.

Çok doyurucu bir program oldu. Detayları ben anlatmayayım, bizzat Doç. Dr. Cantürk Kayahan’dan dinleyin istiyorum. Dikkat kesilelim;

1980’LERDE AFYON, AKDENİZ’İN GIDA AMBARI

Büyükşehir kesinlikle Afyon’a yeni bir çizgi getirecektir. 1980’li yıllarda Devlet Planlama Teşkilatının hazırlamış olduğu raporlara baktığınız da Afyon Bölgesinin “Akdeniz’in gıda ambarı” olarak tanımlandığını görebiliriz. Dört yol kavşağı, Anadolu’nun bütün illerine buradan ulaşabiliyorsunuz. Ancak bu dinamiklerini kullanamamış bir şehir. Üzülerek söylüyoruz bunu.

AFYON İNSAN ÇEKEBİLEN BİR İL

Büyükşehir olmak Afyon’a ne katar dediğimizde, Afyon’un son yılına bakalım. Şu anda Afyon termal turizmi çok iyi kullanıyor. İyi bir istihdam alanı yaratıyor. Ben geceleme sayılarına baktım Afyon’a 2013 yılında 576 bin kişi gelmiş. Bu ciddi bir sayı. Bu gelenlerin ağırlıklı olanı otelcilik üzerinedir. Afyon ili bu bölge için önemli bir il. Zafer kalkınma Ajansının TR33 Bölgesinde yer alan dört il arasında en fazla turizm potansiyeline Afyon sahip. Demek ki Afyon insan çekebilen bir şehir. Ancak şehirdeki kentsel olgular buna ne kadar hazır? Afyon trafik olarak buna ne kadar hazır? Önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde biz Afyon’a gelen kişi sayısının 1 milyon olmasını bekliyoruz.

HEDEFİMİZDE EKONOMİK POLİTİKA DA OLMALI

Afyon büyüyor. Ama Afyon’un geçmiş yıllardaki nüfus projeksiyonuna bakarsak bazı illere göre daha küçük bir büyüme sağlıyor. Daha hızlı bir nüfus artışı yok. Ancak bu otelcilik sektörünün gelişmesiyle birlikte istihdam imkânları artacaktır. Bundan sonraki süreçte de Afyon’da otomatikman yeni bir iş imkanı doğacaktır. Ancak turizm sektörünün en dezavantajlı yönü şudur. Sizin ülkenizde ki yâda uluslar arası oynaklıklarda hızla etkilenir. Dolayısıyla her 10 yılda kriz dönemi yaşayabilirsiniz. Ondan dolayı üretim sektörünü Afyon kendi içerisinde ivmelendirmeli. Mesela Afyon, bu bölgede yumurtacılıkta, et üretiminde birinci. Sadece beyaz ette Manisa ili Afyon’un önünde yer alıyor. Dolayısıyla Afyon büyükşehri hedeflerken ekonomik politikasını da hedeflemeli.

ÜLKELERDEN ÇOK ŞEHİRLER ÖN PLANDA

Günümüzde ülkelerden çok şehirler ön planda. Bugün Fransa dediğimiz de Paris öne çıkıyor. Macaristan dediğimizde Budapeşte öne çıkıyor. Mesela Prag, Çekoslvakya’nın marka değerini aşmış bir şehirdir. Afyonkarahisar ili de bu yarışta kendine yer edinecekse, bu yarışta büyükşehir olması önemli bir üstünlük sağlayacaksa bunu kullanmalı. Çünkü Afyon yıllardır gelişiyor. Bunu görüyoruz. Ama bir türlü kulvar değiştiremiyor.

AFYON ENTELEKTÜEL BİRİKİMİNİ KULLANMALI

Entelektüel birikim dediğimiz bir durum var. Afyonda bu birikim var mıdır? Vardır. Mesela üniversitemiz bu konuda çok ciddi bilgi birikimine sahip. Birçok hoca var. Bunları içine çekmek lazım. Bu gün üniversitelerde odak merkezi sadece öğrenci yetiştirmek değil. Birçok bilim adamı var. Biz derslere gidip bildiklerimizi öğrencilere anlatıyoruz ama bilim bu şekilde büyümüyor. Bilimin büyümesi için sizin bunun içerisine girmeniz lazım ve bunu her sektöre aktarabilmeniz lazım. Afyonda sermaye birikimi var. Afyonda mevduat sıkıntısı yok. Fakat Afyon’un kendi içerisinde değerleri hayvancılıktır, yumurtacılıktır, süttür bunları katma değeri daha yüksek haliyle son tüketiciye ulaştırabilecek ürünler pazarlayabilmeli Afyon. Böylelikle Afyon’un değeri ön plana çıkacaktır. Büyükşehir olmak yada olmamak bu bir süreçtir. Siz bu süreçte adımlarınızı atarsınız.

BÜYÜKŞEHİR OLMAK ÇOK ŞEY KATACAK

Şu anda ülkemizde 30 tane büyükşehir var. Bülent Arınç beyin açıklamalarından sonra Afyon basınında kentimizin büyükşehir olması gündeme geldi. Çünkü nüfus projeksiyonu açısından en yakın illerden bir tanesi Afyon. Afyon bunu kullanmalı. Çünkü büyükşehir olmak Afyon’a çok şey katacak. Bunun altını çok net çizelim. Çünkü il teşkilatlanmasına baktığımızda İl Özel İdaresi var, İl Belediyesi var, İlçe belediyeleri var, beldeler var, birde kaymakamlıklar nezdinde köylere hizmet götürme birlikleri var. Baktığınızda çok başlı bir yapı var. İl Özel İdaresine bakıyorsunuz belediye dışında kalan yerlere hizmet ediyor. Büyükşehir olunduğunda bütün bunların hepsi tek bir çatıya biniyor. Oda belediye. Bu örgütsel yapı bence Afyon’a çok değer katacak.

SİYASİ HAREKETLERDEN UZAK DURMAK GEREK

Büyükşehir olduğumuzda özel idareler kalkıyor, bunun yerine genel sekreterlik oluşturuluyor. Belediye başkanı bir şirketin CEO’su olarak yer alıyor ve yardımcısı yok. Genel sekreterlik ve genel sekreterlik yardımcıları oluşuyor. Bu çok önemli. Burada Afyon’un kulvar değiştirilmesi isteniyorsa çok siyaseten hareketler yapılmamalı. Liyakatli kişileri iş başına getirmek gerekiyor. Entelektüel birikimi olan kişileri göreve getirmek gerekiyor. İşi ehline vermek gerekiyor. Aksi takdirde istediklerimizi alamayız. Başaramayız. Bizim amacımız Afyon’u büyükşehir olması için bir vitrine kavuşturmak. O zaman entelektüel birikimi çok iyi kullanmamız gerekiyor.

SOSYAL BELEDİYECİLİĞİ TAMAMLAMALIYIZ

Büyükşehir olmak için sadece nüfus yeterli değil. Ancak şunu kabul etmek gerekiyor. Artık insanlar kentlerde yaşamak istiyor. Kentte yaşamak demek, kent estetiğine uygun bir yapılanma demek. Bugün Türkiye’de yüzde 84 oranında belediyelerde yaşayan insan var. Geri kalanı belde ve köylerde yaşıyor. Baktığınızda kentleşmeye yönelik bir ivme var. 1970’lerde bu rakam yüzde 50’lerdeydi. 2000 yılından sonra bu rakam daha da yükselmiş. Şunu unutmayalım. Günümüzde belediyecilik dörde ayrılır. Alt yapı belediyeciliği, yandaş belediyecilik, sosyal belediyecilik, marka belediyecilik.  Afyon’un Özdilek bölgesine girerseniz AFİUM bölgesine girerseniz çok farklı bir yapılanma var.  Farklı bir kentsek doku var. Oradan çıkıp başka bir mahallesine girdiğinizde çok farklı bir doku var. Oradan çıkıp da civar köy ve kasabasına gittiğiniz de çok daha farklı bir doku ar. O yüzden önce sosyal belediyeciliği gerçekleştirmek gerekiyor. Daha sonra ise marka belediyeciliğe geçmeliyiz.

BÜYÜKŞEHİRDE HERKES “AFYONLUYUM” DİYECEK

Üniversite de derse girdiğimde öğrencilerime nerelisiniz diye soruyorum. İstanbul’luyum diyor. Bakırköy’lüyüm demiyor. Şişli’den geldim demiyor. Ümraniye’de oturuyorum demiyor. İstanbul’dan geliyorum diyor. İstanbul’da Afyonlu bir arkadaşımızla karşılaştığımızda “nerelisin” diyorum. Dişli’liyim diyor. Dişli neresi? Afyon’un bir beldesi. Bakıldığında böyle bir algı var. Bolvadinli Afyonluyum demiyor. Çaylı Afyonluyum demiyor. Sandıklılı “Sandıklılıyım” diyor. Büyükşehir bu algıyı kıracak. Çünkü herkes Afyonkarahisarlı olacak. Ama büyükşehrin örgütsel çatısının da bunu sağlaması lazım. Çünkü problemler olacak. İmar konusunda, bütçe konusunda sıkıntılar oluşacak. Çünkü bunlarda ilçe belediyeleri onay almak zorunda. Eğer ildeki büyükşehir belediyesiyle sıkıntı yaşıyorsa nasıl onay alacak? Bir eşgüdüm ve koordinasyon oluşturulacak. İl Özel İdaresi kaldırılıyor ama bu sefer valiliklerde Koordinasyon Kurulu kuruluyor. Buda vali beye bağlı olarak çalışıyor.

BAŞKANLARIN YANINDA VİZYON SAHİBİ KİŞİLERİN OLMASI GEREK

Belediyeler hep şundan şikayet ediyorlar. Paramız yok, borcumuz çok diyorlar. Peki bunu yapan kim? Bu borç durduk yerde mi olmuş? Ben belediyelere bakıyorum. Çok fazla geri dönüşü olmayan projeler yapıyorlar. Belediye başkanı vizyon sahibi değilse, bir şeyler yapmak istiyorsa ve ne yapmak istediğini bilmiyorsa geri dönüşümü olmayan bir proje yapıyor. Böyle olunca yatırımdan daha fazla bir bedelin altında yükümlü oluyorsun. O zaman belediyelerde danışmanlık ekibini, koordinasyon ekibini, bilgi alacağı kişileri iyi oluşturmalıdır. Bazı belediye başkanları “hocam 5 yıl belediye başkanlığı yaptım ikinci dönem ne yapacağımı bilmiyorum, yapılacak her şeyi yaptık” diyor. Öyle şey mi olur. İnsan ihtiyaçları sonsuzdur. O zaman sen, senin vizyonuna göre sen 5 yılını tamamlamışsındır. Bu bakımdan başkanlara vizyon katacak insanlar gerekiyor ki daha iyi şeyler planlayabilesin.

AFYON ŞU ANDA BÜYÜKŞEHİRE HAZIR DEĞİL

“Şu anda büyükşehir olduğumuzu farz edelim, Afyon buna şu an için hazır mı?” sorusunu da yanıtlayan Kayahan; “Tabi ki hayır” diye cevap verdi.

**

İşte böyle. Artık daha sağlıklı bir şekilde “büyükşehir” tartışması yapabiliriz diye düşünüyorum.

 

Not: Programı kaçıranlar bugün saat 12.00’da tekrarını seyredebilir.

 

 

Bir Yorum Yazın