Afyon’a çiğ köfte modeli -2-

Gönderi Zamanı: 9 Ocak 2013 15:35 Okunma Sayısı:416 Kategori: Afyonkarahisar

Yazı dilimine kaldığı yerden devam edelim.

Geçtiğimiz yazıda esnafların bu şehrin lokomotifi olan üniversite öğrencileriyle adapte olamamasının bir türlü gerçekleşememesinden bahsetmiştim.

Hizmet kalitesinin çok düşük olduğu bir kent olduğumuzu ilgili köşe yazımın satır aralarında belirtmiştim.

Bundan dolayı eleştiride ‘öneride’ olmalı diyerek kendimce birkaç öneride bulunmuştum.

Bu yazımda ‘kültürel bolluk’ içinde kültürel yokluk çektiğimizi anlatacağım.

***

Bildiğiniz gibi öğrencilerin tek dolaştıkları cadde ikinci Dumlupınar ve Yeşilyol Caddesi.

Bunların dışında maalesef bir alternatif üretemiyoruz.

Tamam zamanın da yapılan imar hatalarından dolayı geniş ve de müreffeh bir caddemiz yok.

Ama ya tarihi yapılarımız.

Saymakla bitiremiyoruz.

Ancak bunu sanırım sadece kendi aramızda konuşuyoruz. Çünkü tarihi dokumuzu bırakın turistlere anlatmayı şehrimize gelen öğrencilere anlatamıyoruz. Mezun olanından tutun, aktif olarak şu anda eğitimine şehrimizde devam eden öğrenciler Afyonkarahisar’ın tarihi mekânlarını tanımıyorlar, bilmiyorlar.

Şurada bu var burada bu var dediğimiz de ‘sahi mi?’ cevabı alıyoruz.

Örnek vermek gerekirse mevcut Otpazarı Camiden ulu Camiye kadar uzanan alan ve bunun arasına Mevlevi Camisini eklediğimizde o cadde tamamen tarih kokuyor. Oralarda sadece tarihi eserlerde yok aslında. Gençlere ve de ailelere yönelik eski konaklar restaurant, kafe şeklinde hizmet veriyor. Verdikleri hizmetlerde buram buram Afyon kokuyor. Sabahları keşkek, bükme, ağzı açık gibi yöresel lezzetlerle Afyon kültürü en iyi şekilde anlatılmaya çalışılıyor. Bunların yanında günümüz yiyecekleri de mevcut. Hele hele oturulan alanlar tipik Afyon evleri. Huzur dolu.

Ancak bu değerlerden haberdar olanlar çok az.

***

Bu konuda Üniversite ile iş birliği yapılıp şehrin kültürel dokularına yönelik etkinlikler düzenlenmeli.

Öğrencilere geldikleri Üniversitede alanlarına yönelik eğitimin yanında o şehrin kültürel zenginlikleri de en iyi şekilde nakşedilmeli.  Bilmeliler.

Öğrenci kulüpleri bu konuda bilinçlendirilmeli. Kulüplerin yaptıkları etkinlikler bu tarihi mekânlarda yapılabilir. Bir araya gelinecekse bu mekanlarda gelinip, sohbet edilebilir. Bu şekilde tanıtımı sağlanabilir.

Bunların yanında Frig Vadisini hala bilmeyen öğrenciler var. Gezi kulüpleriyle bir araya gelinip buralara geziler düzenlenebilir.

Benim naçizane görüşüm bunlar. Alternatifler üretilebilir.

Onları da sizler dile getirirseniz daha yaşanabilir bir Afyonkarahisar’ı birlikte inşa edebiliriz.

Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle…

Muhabbetle kalın.

Bir Yorum Yazın