22 sene önce…

Gönderi Zamanı: 21 Kasım 2013 10:02 Okunma Sayısı:461 Kategori: Benden

Tarih: 20.11.1991 Çarşamba

Yer: Anadolu’nun soğuğuyla ünlü şehri; Afyon. Merkezden uzak Anıtkaya beldesi.

Soğuk bir kasım akşamı.

O gün hava daha soğuktu sanki. Kar yağalı bir haftayı geçmişti. Bir camı kırık pencereden bakan bir kız, buğulanmış camı silerek etrafa baktı. Kahveye giden amcaların üşümemek için hızlı hızlı adımlarla yürüdüğünü gördü.

Annesi hamileydi. Baba şoför olduğu için direksiyon sallıyordu Anadolu’nun çeşitli illerinde. Ama o gün gelmişti baba. Kahveye gitmişti az önce. Anne hamileydi. Biri 12, diğeri ise 10 yaşında olan kızlar annelerinin iyice hareketsiz kalan vücudunu yormamak için evin tüm işlerini üstlenmişlerdi. Sıcak bir çay demlemişlerdi yanan sobanın üzerinde. Demliğin hemen kenarına ise babalarının iki gün önce Bursa’dan getirdiği kestaneleri sıralamışlardı. Anneleri ise tahtadan yapılmış maketin üzerinde uzanmıştı. Doğuma çok az süre kaldığı belliydi her halinden. Ama aklından ‘kızları evde doğurdum bunu da burada doğururum’ diye geçiriyordu. Nasılsa yan komşu Nazik nine var idi. Her iki kızını da, mahallenin hemen hemen tüm çocuklarında ebesi oydu. Bir çırpıda yetişirdi.

**

Çayı demleyen kızlar lokum ve bisküviyi de mutfaktan alıp geldiler. Tam lokumu bisküvi arasına yatırmıştı büyük kız, bir an annesinin feryadına kulak verdi. Abla, kardeş hemen annesinin yanına çömeldi. ‘Nazik ninegizi çağır çabuk’ diyordu anne. Küçük olan hemen bir terlik giydi ayağına ve karlı yollardan geçerek kerpiçten yapılmış Nazik Ninenin evine ulaştı. ‘Yetiş nine annemin sancısı geldi’ Seccade üzerinde dua eden Nazik Nine, hemen toparlanarak üzerine feracesini örterek kızla birlikte evden çıktı. Diğer kız hemen evden çıkıp kahvehaneye koştu babasını çağırmak için. Saat 23.00’a yaklaşıyordu. Eve gelen baba, hemen Sağlık Ocağındaki Hülya hemşireyi alıp geldi, komşunun arabasıyla.

21.11.1991 Perşembe, saat sabaha karşı 04.30

Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Yeni bir gün başlamıştı. Ancak hamile kadın hala doğum yapamamıştı. Sancılar giderek artıyordu. Hülya hemşire her türlü yolu denedi ancak olmuyordu. ‘Acilen hastaneye götürmemiz gerek’ dedi Hülya hemşire. Sancılar artmıştı. Hamile kadının durumu gerçekten kötüydü. ‘Hadi o halde götürelim’ dedi eşi. Bir omzuna Nazik nine, diğer omzuna eşi girdi hamile kadının. Kapı önündeki araca binerek şehir merkezine doğru yola çıkıldı.

Hastane yolu başladı.

**

Hastaneye varıldığında sabah ezanı okunuyordu. Personel geceden beri acıkmış olacak ki bir şeyler atıştırıyordu. Bir anda bağırışlar içerisinde hamile kadının feryatları duyuldu. Hemen acil kapısından bir sedyeye yatırıl hamile kadın. Yanında komşusu Nazik Nine vardı.  Elini tutuyordu hamile kadının. Kendince destek oluyordu. Hemen doğumhaneye alınacaktı. Doğumhane hazırlana kadar bir yatağa yatırdılar. Tüm hemşireler doğumhaneyi hazırlamak için odadan çıktılar. Kadının daha fazla dayanacak gücü kalmamıştı. Karnındaki o mucizevi, Allah’ın insana bahşettiği o canlıyı daha fazla tutamadı. Doğumhaneye gitmeden Nazik Nine’nin ellerinde ağlayarak hayata başladı Nail Azbay.

Anne hemen kontrol altına alındı. Babaya ilk müjdeyi Nazik Nine verdi ‘Süleyman bir oğlun oldu’

**

21.11.2013 Perşembe

İşte böyle değerli dostlar. 22 yıl önce bugünü anlatmak istedim. Birde annemin o anlattıklarının kalıcı olması açısından bu satırları kaleme aldım.

Sağlıcakla kalın.

 

Bir Yorum Yazın